Taraflar arasındaki davadan dolayı 4. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 07.04.2015 gün ve 103-282 kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya tetkik olunarak gereği düşünüldü.
-KARAR-
Dava, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 17. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı kayyım tarafından temyiz edilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, mahkeme kararıyla kayyım atanan davalı hazineye temsilen hareket edilmeyip, gaip kişilerin hak ve menfaatlerini korumak üzere, 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun uyarınca atandığına ve kayyım sıfatıyla temsil ettiği gaip kişilerin hak ve menfaatini korumak için eldeki davada davalı olarak yer aldığına göre, eldeki dava yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu kapsamında harçtan muafiyeti söz konusu değildir.
Diğer taraftan, kayyımlığa dayanak teşkil eden 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun'un 2/son maddesinde "Kayyımlıkla ilgili işlemler, her türlü vergi, resim, harç, katkı payı gibi mali yükümlülüklerden müstesnadır." hükmüne yer verilmiş ise de, burada yargı harçlarından bağışıklığa ilişkin özel bir düzenleme bulunmamaktadır (HGK' nun 12.10.2011 gün ve 2011/3-629 E.2011/613 Karar sayılı ilamı).
Hal böyle olunca; belirtilen nedenlerle kararı temyiz eden davalı kayyımdan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 434. maddesi gözetilmek suretiyle temyiz harçlarının tahsil edilmesi, ondan sonra gönderilmesi için dosyanın yerel mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 11/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.