İstinaf başvurularının esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.07.2020 tarihli ve 2019/548 Esas, 2020/168 Karar sayılı kararı ile İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/83 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/83 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.

B. İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2021 tarihli ve 2021/135 Esas, 2021/290 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ile 63 üncü maddesi uyarınca 15 yıl 9 ay hapis ve 33.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 28.12.2021 tarihli ve 2021/3139 Esas, 2021/3082 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Sanık aleyhine hiçbir somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Sanık lehine olan kanun hükümlerinin uygulanmadığına, 4. Sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, 5. Sanık lehine olan delillerin toplanmaması sebebiyle eksik inceleme yapıldığına, 6. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 7. Gizli soruşturmacının provokatör ajan gibi davrandığına, delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 8. Re'sen tespit edilecek nedenlere ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
7 nci güven alımına ilişkin birinci olayda, saat 19: 00 sıralarında, NGS207 kodlu gizli soruşturmacının sokağa yaya giderek beklemeye başladığında sanık ...’e “Abi buralara takılan ... var tanıyor musun onu” dediği, ...'in “Yok kardeşim” dediği, görevlinin ... ile hayat hikayesine uygun bir takım konuşmalar yaptıktan sonra, ...'in görevliye “Bekleme burada kimseyi bulamazsın
bir şey lazımsa söyle” dediği, görevlinin “İşim vardı abi onla” dediği, ...'in “Eşya mı alacaksın?” dediği, görevlinin “Evet abi” dediği, ...'in “Tamam söyle ne alacaksın?” dediği, görevlinin “Skunk alacağım abi” dediği, ...'in “Skunk yok bonz var” dediği, görevlinin “Tamam abi sıkıntı yok” dediği, ...'in “Kaçlık?” dediği, görevlinin “Yüz abi” dediği, ...'in “Gel” demesi üzerine görevlinin ...'le beraber sokaktaki ikametin bahçesine girdiği, görevliye “Bekle burada” diyerek ikamete girip çıkan ...'in temyiz dışı sanık ...'la görevlinin yanına geldiği, görevlinin ...’e 100,00 TL para verdiği, ...'in aldığı parayı ...'a vediği, ...'ın ikamete girerek sentetik kannabinoidler grubunda yer alan 5F-MDMB-PICA ve 4F-MDMB-BINACA etken maddesini içeren 2 ayrı kağıtta daralı 4,6 ve net 2 gram uyuşturucuyu ...’e verdiği, ...'in de ...’dan alıp görevliye verdiği, bilirkişi raporuna göre ticaretin gerçekleştiği yerin Karlıtepe ilkokulu ve ortaokuluna uzaklığının 196,76 metre olduğunun tespit edildiği, aynı gün meydana gelen ikinci olayda saat 19: 30 sıralarında, ...'in tanık ... ile yürüdüğünün görülmesi üzerine göz takibine alındığı, sonrasında ...'ın evin bahçesinde ...'e 2,56 gram madde verdiği esnada görevlilerce müdahale edildiği, ...'ın elinde bulunan poşette daralı 4.0,12,0 ve 26,0 gram gelen toplam 42,0 gram maddenin muhafaza altına alındığı, uzmanlık raporuna göre incelenen maddelerin sentetik kannabinoidler grubunda yer alan 4F-MDMMB-BINACA ve 5F-MDMB -PICA maddelerini içerdiğinin ve THC ihtiva eden, esrar elde edilmesine elverişli Hint keneviri bitkisi parçaları olduğunun tespit edildiği, ...'un kollukta tutanak içeriği ile uyumlu beyanda bulunduğu; ilk olay sebebiyle gizli soruşturmacıdan sorumlu kolluk görevlileri tarafından aynı gün içerisinde kimlik tespiti yapıldığı ve gizli soruşturmacılar ile uyuşturucu alışverişi yapan şahısların sanıklar olduğunun tutanağa bağlandığı, aynı gün saat 19: 30 sıralarında gerçekleşen diğer olayla ilgili dinlenen tutanak mümziilerinin de olay tutanağı ile uyumlu beyanlarda bulundukları, her iki olayda da uyuşturucunun aynı nitelikte olduğunun anlaşılması karşısında; sanıkların mahkumiyetlerine karar verilip, suç sebep ve saikleri, sanıkların suç kastlarının ağırlığı ile kısa kararda belirtilen gerekçelerle ve suçun birden fazla nitelikli halinin somut olayda mevcut olması nedenleriyle takdiren temel cezadan uzaklaşılmış, sanıkların her iki iddianameye konu suçu 25.07.2019 tarihinde birbirine yakın saatlerde işledikleri, 2 nci eylemde tanığa satmaya çalışılan madde ile ele geçen diğer maddelerin aynı neviden olduğu gözetildiğinde; sanıkların ilk eylemde sattıkları maddenin devamını satmaya çalıştıkları kabul edilerek sanıkların iki eylemi tek eylem olarak kabul edilip sanıklar hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmamıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyadaki delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 28.12.2021 tarihli ve 2021/3139 Esas, 2021/3082 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2024 tarihinde karar verildi.