Mahkumiyet
Suç konusu faturaların katma değer vergisinde kullanıldığının iddia edilmesi karşısında; suç tarihi, sahte faturalar hangi vergi türünde kullanılmışsa bu vergiye göre sunulması gereken son beyanname tarihi olacağından, gerekçeli karar başlığında "2007" olarak eksik ve yanlış yazılan suç tarihinin, "25.01.2008" olarak mahallinde düzeltilmesi, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ile delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, vicdanî kanının deliller ve dosyadaki bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, fiilin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, fiile uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlenip uygulandığı, kurulan hükümde bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmış; sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan, hükmün ONANMASINA, 21.01.2020 tarihinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı yönündeki Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
Başkan V. Üye (M) Üye Üye Üye | KARŞI OY GEREKÇESİ | 11. Ceza Dairesi Üyesi
Dairemizin 21.01.2020 tarih, 2018/3486 Esas, 2020/467 Karar sayılı ilamındaki (onama yönündeki) çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebeple katılmıyorum.
Sayın çoğunlukla ortaya çıkan aykırılığın konusu her biri bağımsızlığını koruyan ve zincirleme şekilde işlenen suçlar yönünden zaman aşımının ayrı ayrı mı yoksa son işlenen suç tarihinden itibaren bir bütün olarak mı hesaplanacağına ilişkindir.
Zincirleme suç hükümlerini düzenleyen TCK’nin 43/1. maddesine göre; “Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.”
Zamanaşımının hesaplama yöntemini düzenleyen TCK’nin 66/6. maddesine göre; “... zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden... işlemeye başlar.”
Yerel mahkemenin sanık ...’in 2007 vergi döneminde sahte fatura kullanma suçundan 213 sayılı VUK’nin 359/b-1,TCK’nin 43/1., 62/1. ve 51/1. ve devamı maddeleri uyarınca cezalandırıldığı olayda Aralık 2019 döneminden önceki beyannamelere konu eylemlerinin zaman aşımına uğramış olması sebebiyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün değildir.
Dosya kapsamına göre sanığın mükellefi olduğu şirketin sahte fatura düzenleyicisi olduğu anlaşılan ... Değ. Mat. Met. İnş. San ve Tic. Ldt. Şti. tarafından düzenlenen toplam KDV hariç 57.850 TL. bedelli oniki adet faturayı 2007 Ocak-Şubat aylarında KDV beyannamesine konu ettiği; ayrıca ... Yapı İnş. Malz. San. Tic. Ltd. Şti.’nden aldığı KDV hariç toplam 70.450 TL. bedelli oniki adet faturayı 2007 Temmuz ve Ağustos dönemlerinde KDV beyannamesine konu ettiği; aynı şekilde Hak Yapı Taah. İnş. Malz. Met. San ve Tic. Ltd. Şti.’nden almış olduğu toplam KDV hariç 53.671 TL. bedelli on adet faturayı Aralık 2019 döneminde KDV beyannamesine konu ettiği anlaşılmaktadır.
Sanığa atılı sahte fatura kullanma suçuna öngörülen olağan zamanaşımı süresi TCK’nin 66/1-e maddesine göre 8 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresi ise TCK’nin 67/4. maddesine göre 12 yıldır.
TCK’nin 43/1. maddesindeki düzenlemeye göre zincirleme suçlar aynı suç işleme kararı ile işlenmiş olmasına rağmen her biri bağımsızlığını korumaktadır. Buna karşılık bağımsızlığı koruyan suçlara tek bir ceza verilmesi, ancak bu cezanın artırılarak uygulanması benimsenmiştir. Dolayısıyla zincirleme suç kurumu sanık lehine bir düzenlemedir. Zincirleme olarak işlenen her bir suç bağımsızlığını koruduğu içinde birbirinden bağımsız olarak zamanaşımına uğraması gerekir. Diğer bir değişle zincirleme olarak işlenen suçlardan bazılarının zamanaşımına uğraması halinde bu suçların zincirden çıkarılması ve yalnızca zamanaşımına uğramayan suçların cezalandırılması gerekir. ( ..., Ceza Hukukunda Zamanaşımı, A.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, s.165; KUNTER, Ceza Hukukunda Zamanaşımı, s.69)
Dolayısıyla kural olarak dava zamanaşımı süresi zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden itibaren başlarsa da zincirlemeye dahil bulunan suçlar arasındaki zaman aralıkları net ve ayrı ayrı belirlenebilecek durumda ise zincirin halkasını teşkil eden suçlardan bir kısmının dava zamanaşımına uğraması mümkündür. TCK’nin 43/1. maddesinde fiillerin çokluğu ilkesi benimsendiğine göre zincirleme suçun halkalarını oluşturan suçlardan biri ve birkaçının zamanaşımına uğraması halinde bu suçlar zincirlemede dikkate alınmamalı, zincirin diğer halkalarını oluşturan suçlar bakımından zamanaşımı son suç tarihinden itibaren başlatılmalıdır.
Dairemizin yeni gelişen kabulüne göre sahte fatura kullanma suçlarında suç tarihi beyannamenin verildiği tarihtir.
Bu açıklamalar ışığında inceleme günü olan 21.01.2020 tarihi itibariyle sanığın zincirleme şeklinde işlemiş olduğu 2007 Ocak-Şubat ve Temmuz-Ağustos KDV beyannamelerine konu sahte fatura kullanma suçları TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerine göre olağanüstü zamanaşımına uğramış durumdadır. Dolayısıyla sadece inceleme tarihi itibariyle zamanaşımı dolmayan 2007 Aralık dönemine ilişkin KDV beyannamesine konu sahte fatura kullanma suçundan cezalandırılması mümkündür.
Bu açıklamalar ışığında yerel mahkemeler kararının (inceleme tarihi itibariyle hatalı duruma düşen) TCK’nin 43/1. maddesiyle yapılan artırım yönünden bozularak (artırım miktarının tenkisiyle) düzeltilerek onanması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılmıyorum. 21.01.2020