...
MAĞDURE: ...
SUÇLAR: Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 29.02.2012 tarihli ve 2012/5821 Esas sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açılmıştır.
2. Bursa 3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2014 tarihli ve 2012/373 Esas, 2014/399 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun değişikliği öncesi lehe kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.02.2022 tarihli ve 9-2022/20662 sayılı, kısmî onama ve kısmî bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın çocuğun cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılmasına yeterli, somut delil olmadığına, suç işleme kastı olmadığına, mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna ilişkindir.
Mahkemece; ''11 yaşındaki mağdure ...'un 2011 yılı Haziran ayında, babası olan sanık ..., annesi olan müşteki ... ve erkek kardeşi olan ... ile birlikte ... adresinde oturduğu Türkmenistan uyruklu olan sanık ...'in 2011 yılı Haziran ayında sanık ... ile birlikte aynı inşaatta inşaat ustası olarak çalıştığı ve bu nedenle tanıştıkları
Sanık ...'un 2011 yılı Haziran ayında 11 yaşındaki kızı mağdure ... yurt'u işyeri arkadaşı olan sanık ... ile nişanladığı kızı ile nişanlısının birbirlerini daha yakından tanımaları için kızını sanık ...'in evinde bıraktığı;
Sanık ...'in yaklaşık 25-30 gün evlerinde alıkoyduğu mağdureyi bir çok kez dudağından ve yanağından öptüğü anlaşılmakla oluş ve kabule göre sanık ...’in müteselsilen Çocuğa Karşı Basit Cinsel İstismar ve Çocuğu Hürriyetinden yoksun kılmak suçlarından dolayı diğer sanık ... ‘un ise müsnet suçlara yardım ettiği anlaşılmakla her iki sanığın da müsnet suçlardan dolayı aşağıda belirtildiği şekilde ayrı ayrı mahkümiyetlerine karar verilmiştir.
Her ne kadar sanık ... hakkında vücuda organ sokmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de, alınan doktor raporuna göre mağdurenin bakire olduğunun bildirildiği sanığın mağdureyi dudağından ve yanağından öptüğü yönündeki ikrarının aksine delilin bulunmaması ve mağdurenin aşamalarda çok farklı şekilde ifadeler verdiği, son olarak duruşmada tam olarak bir cinsel ilişkinin bulunmadığını söylediği, bu nedenle mağdurenin önceden cinsel deneyiminin bulunmaması da nazara alındığında tam bir cinsel ilişki meydana geldiği konusunda en azından şüphe bulunduğu, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık ...’in eyleminin basit cinsel saldırı suçu vasfında değerlendirilmiş ve yukarıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.
Sanıklar hakkında uygulanan TCK 103/1-a maddesi 6545 sayılı yasa ile değiştirilmiş ise de, değişiklik tamamen sanıklar aleyhine bulunduğundan yasa değişikliğinden önceki hükümler uygulanmıştır. '' şeklindeki gerekçe ile sanığın çocuğun cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılmasına karar verilmiştir.
1. Suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 2011 yılı Haziran-Temmuz ayı yerine 2011 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmalarının toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Onama sebebine uygun olarak Tebliğnamede çocuğun cinsel istismarı suçu yönünden bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 3.Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2014 tarihli ve 2012/373 Esas, 2014/399 sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2024 tarihinde karar verildi.