Esastan ret

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2021 tarihli ve 2020/202 Esas, 2021/143 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci, dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi, 63 üncü maddesi, uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunlukları hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 07.09.2021 tarihli ve 2021/1291 Esas, 2021/1139 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,

2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

3. Hükmün gerekçesiz olduğuna,

4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına

5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Kolluk görevlilerinin devriye görevlerini ifa ettikleri sırada, hakkında daha önce işlem yapılan tanık ...'nin 33.. plakalı araç içerisinde tek başına oturduğunun görülmesi üzerine fiziki takibe başlanıldığı, beklemeye başladıktan yaklaşık 2 dakika sonra yanına gelen erkek şahsın ...'nin aracının sağ ön camından arabanın içine doğru eğildiğinin, ...'nin bu şahsa para verdiğinin, şahsın ise parayı alarak karşılığında bir şey uzattığının görüldüğü, şahsın kolluk ekiplerini farketmesi üzerine ...'den aldığı parayı aracın içine, uzattığı şeyi ise aracın sağ arka tekerleğinin yanına attığı ve koşarak kaçtığı, attığı, söz konusu maddenin alüminyum folyodan yapılmış paketin içerisinde 1 gram ağırlığında kokain olduğu, kaçan şahıs ile ilgili yapılan araştırma neticesinde sanık ... olduğunun tespit edildiği maddi olayda, olayın meydana geliş şekli, ele geçen madde, tutanaklar, tanık beyanları, birlikte değerlendirilerek, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı değerlendirilmiştir gerekçesi ile mahkûmiyetine karar verildiği görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümde, adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğine karar verildikten sonra, “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği” ihtarı belirtilmeyerek 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; söz konusu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 07.09.2021 tarihli ve 2021/1291 Esas, 2021/1139 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragrafın sonuna “ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2024 tarihinde karar verildi.