SUÇLAR: Nitelikli yağma
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 288 inci maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294 üncü maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301 inci maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanıklar müdafilerinin bu kapsamda olan temyiz istemlerine yönelik yapılan incelemede;
Oluş ve dosya içeriğine göre, olay tarihinde sanıkların mağdurlara yönelik gerçekleşen nitelikli yağma suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun istikrar bulmuş içtihatları (örneğin; 18.06.2013 günlü, 1444-305 ile 1454-312 esas ve karar sayılı kararlarında belirtildiği üzere) uyarınca; kararda “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin uygulanmasına” denilmesinin yeterli olduğu, ayrıca tekerrüre esas teşkil eden ilâmın gösterilmesinin zorunlu olmadığı, 5275 sayılı Kanun'un 108/3 maddesi uyarınca, sanığın tekerrüre esas teşkil eden ilâmlarından en ağır olanının infaz aşamasında dikkate alınacağı ve sanığın tekerrüre esas ilâm veya ilâmları bulunmasına rağmen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58 inci maddesinin uygulanmamasına karar verilmiş veya bu hususta bir karar verilmemiş ya da hatalı biçimde kararda tekerrüre esas olan en ağır cezayı içeren ilâm yerine başka bir ilâm gösterilmiş ve aleyhe temyiz de yok ise, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326/son maddesi uyarınca aleyhe bozma yasağı bulunduğu kabul edildiğinden, birden fazla tekerrüre esas olabilecek hükümlülüğü bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanması sırasında, en ağır cezayı içeren ilâm (Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 16.02.2017 tarihinde kesinleşen 2016/169 Esas, 2016/316 karar sayılı ilâmı) yerine, yazılı şekilde suç tarihinden sonra kesinleşen başka bir ilâm tekerrüre esas alınmış ise de; aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek kararda gösterilen ilâmdaki ceza miktarı infazda dikkate alınacağından, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
11.01.2024 tarihinde karar verildi.