Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2021 tarihli ve 2021/152 Esas, 2021/381 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.05.2022 tarihli ve 2022/406 Esas, 2022/1245 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanık hakkında meşru savunma ya da meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, temel cezada alt sınırdan uzaklaşılmasının ve gerekçesi belirtilmeden haksız tahrik indiriminin asgari oranda uygulanmasının hatalı olduğuna, katılanın arkadaşları ve kardeşinin beyanına neden üstünlük tanındığının gerekçede açıklanmadığına, lehe kanun hükümlerinin tartışılmadığına ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Sanığın, katılanın baldızı olan tanık ... G. ile sevgili oldukları ancak ... G.'nin ailesinin bu ilişkiden rahatsızlık duyduğu ve kızlarının sanıkla arkadaşlık etmesini istemedikleri bu nedenle taraflar arasında husumet bulunduğu, olaydan yaklaşık 5-6 saat önce katılanın yanında eşi ... Y. olduğu halde sanığın ... yeri yakınına gittikleri ve tarafların bu nedenle tartıştıkları, bu tartışma sırasında karşılıklı olarak yumruklaştıkları, yanlarına gelen tanıkların araya girmesi ile kavganın ayrılarak sona erdiği, bu olay üzerine bu durumdan rahatsızlık duyan sanığın, katılanın eşi ... Y.'yi telefonla arayarak yaşanan kavgaya tepki gösterdiği ve katılanında telefonu alarak eşini aramasından dolayı sanık ...'a tepki gösterdiği, aralarında çıkan sözlü tartışma sırasında yüz yüze katılanın evinin önünde buluşmaya karar verdikleri, sanığın kardeşi ... A. ve ... G. ile birlikte katılanın evinin önüne gittikleri, katılanın telefonla kardeşleri ... Y. ve ... Y. çağırdığı, ... ve ...'in yanlarında ... G. ve ... G. ile geldikleri, her iki tarafın kararlaştırılan yerde karşılaşmaları üzerine kavga başladığı ve kavga sırasında sanığın sallama tabir edilen kesici alet ile katılanın sol koluna vurarak kolunun ampute olmasına
neden olduğu, ... ... Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 21.06.2016 tarihli raporda katılanda meydana gelen yaralanmanın yaşamını tehlikeye soktuğu ve açık ampütasyon el bilek karpal, metatars kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır (6) derecede etkilediği tespitine yer verildiği, ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 30.10.2018 tarihli raporda katılandaki yaralanmanın duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olduğu kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.

2. Sanığın kovuşturma aşamasında 02.10.2018 tarihli celsede alınan savunması tevilli ikrara yöneliktir.

3. Sanık savunmaları, katılan beyanları, tanıkların anlatımları, katılanın yaralanmasına ilişkin tedavi evrakları ve raporlar, sanığın yaralanmasının basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu görüşünü içeren ... ... Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 21.06.2016 tarihli rapor, tutanaklar, sanığın adli sicil ve nüfus kaydı dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda katılanın incelemeye konu olaydan 5-6 saat önce yanında eşi ile birlikte sanığın çalıştığı ... yeri yakınına gelerek kavga başlatması ve bu kavgada sanığın darp edildiğinin tanıklar Abbas B. ve Okay Y.'nin beyanları ile doğrulanması karşısında sanığın cezasında asgari oranda haksız tahrik indirimi yapılması gerektiği kabul edilerek sanığın 7 yıl 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

1. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın ve katılanın olay yerine kavga etmek niyetiyle gittikleri ve karşılıklı kavga şeklinde yaşanan olayda meşru savunma ya da meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı, katılanın yaşamsal tehlike geçirecek, kemik kırığı oluşacak ve organlardan birinin işlevinin yitirilmesine neden olacak şekilde yaralandığı olayda birden fazla nitelikli hal ihlali ile suç işleyen sanık hakkında meydana gelen zararın ağırlığı ve 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesine göre temel cezada alt sınırdan uzaklaşılmasında isabetsizlik bulunmadığı, haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulandığı, hükmolunan netice ceza miktarının iki yıl hapis cezasının üzerinde olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine, 5237 sayılı Kanun'un 51 ... maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine ve 5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca hükmolunan "9 yıl 27 ay hapis cezası" üzerinden 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca (1/4) oranında indirim yapılırken "7 yıl 17 ay 7 gün hapis cezası" yerine hesap hatası sonucu "8 yıl 5 ay 7 gün hapis cezası" şeklinde hükmedilmesi, devamında 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca (1/6) oranında indirim yapılırken "6 yıl 12 ay 10 gün hapis cezası" yerine hesap hatası sonucu "7 yıl 10 gün hapis cezası" şeklinde fazla ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

Gerekçe bölümünde yer alan (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi fazla ceza tayini yönünden yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.05.2022 tarihli ve 2022/406 Esas, 2022/1245 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmün 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin fıkrasından "8 yıl 5 ay 7 gün" ibaresinin çıkarılıp yerine "7 yıl 17 ay 7 gün" ibaresinin eklenmesi ve 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanmasına ilişkin fıkrasından "7 yıl 10 gün" ibaresinin çıkarılıp yerine "6 yıl 12 ay 10 gün" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2024 tarihinde karar verildi.