TCK'nın 157/1, 52/1-4,53/1 maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Sanık ...’un katılan ...’ın tedavi gördüğü hastanedeki odasına geldiği, katılanın ... köyünden olduğunu öğrenince köyün imamı ...’i tanıdığını, imamın eşinin bu hastanede yattığını, imamın hastaneye gelirken aracının aküsünün arızalandığını, kendisini aracın yanına çağırdığını, kendisinde para olmadığını, imamın parayı geri ödeyeceğini söyleyip, katılandan para istediği, katılanın yaşadığı köy olan Yeşilova köyünün imamının isminin de ... olması sebebiyle, katılanın inandığı sanığa 450 TL para verdiği, sanığın bu şekilde hileli davranışlarla katılan üzerinde güven tesis ederek katılandan 450 TL menfaat temin ettiği anlaşıldığından, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, eksik incelemeyle karar verildiğine, cezanın hesaplanmasında ve uygulamada yanlışlık yapıldığına ve lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 10.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.