B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkumiyet

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanığın hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.07.2019 tarihli ve 2019/652 Esas, 2019/770 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası,ikinci fıkrasının e ve b bendi, 62 nci maddesi, 52 inci maddesinin ikinci ile dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.

2.Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.07.2019 tarihli ve 2019/652 Esas, 2019/770 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 26.01.2022 tarihli ve 2019/13502 Esas, 2022/682 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bozulmasına karar verilmiştir.

3.Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2022/544 Esas, 2022/979 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası,ikinci fıkrasının e ve b bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ile dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 04.09.2022 tarihli ve 2022/113270 sayılı sair temyiz istemlerinin reddiyle onama görüşü içeren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz sebebi
Eksik incelemeye ve hükmedilen hapis cezasının paraya çevrilmemesi gerektiğine ilişkindir.

Sanık müdafinin temyiz sebebi
Eksik incelemeye ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

Yerel Mahkemenin Kabulü;

1. Olay tarihinde katılan ...'ün sanığın sevk ve idaresindeki araçta yolcu olarak bulunduğu, sanığın idaresindeki ... ile Buharkent ilçe Merkezi ... Caddesi ile Lise Caddesi kavşağı mevkiine geldiği sırada direksiyon hakimiyetini kaybederek yolda bulunan çeşmeye çarptığı, çarpma neticesinde araçta yolcu olarak bulunan ...'ün hayati tehlike geçirdiği ve vücudunda kemik kırılması meydana geldiği, bu şekilde sanığın taksirle yaralama suçunu işlediği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

2.Sanık aşamalarda, meydana gelen kazada kusurunun olmadığını beyan etmiştir.

3.Dosyada mevcut 12/01/2015 tarihli trafikçi bilirkişi raporunda dava konusu kazanın oluşumunda 09 ZE 011 plakalı ... sürücüsü ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda belirtilen kusurlardan sola dönüş kurallarına uymama kuralını ihlal ettiğinden birinci dereceden kusurlu olduğu tespit edilmiştir.

4.Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına, basit yargılama usulünün uygulanmasına yer olmadığına ve genel hükümlere göre yargılama yapılmasına karar verildiği belirlenmiştir.

Yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır.

Katılan Vekilinin Temyiz Talepleri Yönünden;
Sanığın dosyada bulunan deliller kapsamında tayin olunan eylemi bakımından, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın taksirinin yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak tam kusurlu olarak yaralamaya sebebiyet veren sanık hakkında belirlenen temel ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış olup; hükümde bu yönü ile hukuka aykırılık bulunmamıştır.

5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre "taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır" düzenlemesi karşısında mahkemece adli para cezasının tercih edildiği dikkate alındığında katılan vekilinin hükmedilen cezanın paraya çevrilmemesi talebi yönü ile bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Sanık Müdafinin Temyiz Talebi Yönünden;
Dosyada yer alan görgü tespit tutanağı, tanık beyanı ve bilirkişi raporunun oluş ve dosya kapsamı ve birbiri ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, hükümde eksik inceleme yönüyle bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2022/544 Esas, 2022/979 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin ve sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.01.2024 tarihinde karar verildi.