Mahkumiyet
I- Sanık hakkında özel hayata ilişkin görüntü veya sesleri ifşa etmek suçundan verilen mahkumiyet kararına ilişkin olarak temyiz itirazlarının incelemesinde;
Sanık hakkında verilen ceza üzerinden suç tarihinde yürürlükte olan TCK.nun 134/2. fıkranın 2. cümlesi nedeniyle artırım yapılmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı bir sebebin bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
1- Sanığın ..... Huzurevi ve .... Merkezinde çalışmak için dava konusu sahte lise diploması fotokopisini kuruma sunduğunun iddia ve kabul edildiği olayda; dosyada bulunan diploma fotokopisinin arka tarafında 18.08.2006 tarih ve 52781 sayılı..... Noterliğinin onaylama şekilde tasdiki olduğu görülmekle; ilgili noterlikten belgenin onaylanıp onaylanmadığının sorulmasından sonra; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 gün ve 232/250 sayılı kararında açıklandığı üzere, onaysız fotokopi niteliğinde olup suret belge özelliği taşımayan belgelerin hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı ve aldatıcılık yeteneği bulunmayacağından resmi belgede sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı hususu da değerlendirilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı,
2- Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan yoksunluğunun sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar diğer haklar yönünden infazın tamamlanmasına kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesinde zorunluku bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.05.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.