Mahkumiyet
Mahkemece verilen 01/06/2009 tarihli kararın katılan vekili tarafından da temyiz edildiğinin açık olması karşısında 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesinde yer alan suçun işleniş biçimi gerekçesiyle alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak olunmamış, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamada, toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, temel cezayı teşdit gerekçesi ile cezayı azaltıcı nedenin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 10.05.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.