Taraflar arasında görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirketler arasında hizmet alım sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme kapsamında davalılar tarafından çalıştırılan dava dışı işçilerinin müvekkili aleyhine açtığı işçilik alacakları ile ilgili davanın işçi lehine sonuçlandığını ve bu kapsamda müvekkili tarafından dava dışı işçiye icra takibi sonucunda ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeden sözleşme hükümlerine göre davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, müvekkili tarafından ödenen bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar, davaya cevap vermemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 05.04.2016 tarihli ve 2017/5110 Esas, 2017/7681 Karar sayılı kararıyla; dahili davalı ... Bakım Onarım Basın Yayın Pazarlama İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından bu şirket hakkında karar vermeye yer olmadığına, davalıların sorumluluklarını belirleyen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 20.06.2017 tarihli ve 2017/5110 Esas, 2017/7681 Karar sayılı ilamıyla; mahkemenin, dava dışı işçinin Altın Hiz. Trz. Nak. Org. Paz. Ltd. Şti.nde bir tam yıl çalışması olmadığı için bu davalıyı yıllık izin ücreti ve kıdem tazminatından sorumlu tutmadığı, sadece ihbar tazminatından sorumlu tuttuğu, oysa, davacının kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağına konu ödediği işçilik haklarından doğan bedelden, davalı ... Hiz. Trz. Nak. Org. Paz. Ltd. Şti. şirketinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı sorumlu olacağı, bu nedenle dava dışı işçinin davalı işçisi olarak çalıştığı süre bir yıldan az olsa bile işçiyi çalıştırdığı süre ile orantılı olarak kıdem tazminatının ve yıllık izin ücretinin bu alt işverenden tahsiline karar verilmesi gerektiği, ayrıca dava dışı işçinin ... akdini haklı bir neden olmadan fesheden Bayıktem İnş. Tem. Teks. San Ve Tic. Ltd. Şti.'nin son alt işveren olması nedeniyle ihbar tazminatı alacağının tamamından da bu davalının sorumlu olacağı ve işçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücreti açısından da davalılar aleyhine hükmedilecek işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davacının davalılara bu alacağını da rücu edebileceği gözetilerek yapılacak inceleme sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dahili davalı ... Bakım Onarım Basın Yayın Pazarlama İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından bu şirket hakkında karar vermeye yer olmadığına; davacının diğer davalılar ile yapılan sözleşme kapsamında SGK kayıtlarına göre davalılar bünyesinde çalışan işçiye yapılan ödemeyi aralarında imzalanan sözleşme hükümlerine göre davalılardan talep edebileceği gerekçesiyle davalıların sorumluluklarını belirleyen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece kabul edilen kısıma dava tarihinden değil ödeme tarihinden faiz uygulanması gerektiğini, davalıların tüm bedelden sorumlu olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, rücuen tazminat istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun (1086 sayılı Kanun) 427 nci ve devamı maddeleri.

1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428 nci maddesi ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen kararın tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, kararda belirtilen gerekçelere ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına göre verilen karar usul ve kanuna uygun olup ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle,
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Karara karşı karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

11.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.