Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereğince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereğince temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ceyhan Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.03.2015 tarihli ve 2015/634 Esas numaralı iddianamesi ile sanığın, öğle saatlerinde şikâyetçiye ait markete su alma bahanesiyle girdiği, su ile birlikte 2 adet salam ve 2 adet sucuk aldığı, ödeme yapmadan marketten çıktıktan sonra yakalandığı, malzemeleri polise teslim ettiği, bu şekilde hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 168/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Ceyhan 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2016 tarihli ve 2015/324 Esas, 2016/356 Karar sayılı kararı ile sanığın hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 168/1,62 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 20 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz istemi; lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
1.Yerel Mahkemece; sanığın, şikâyetçiye ait markete öğle saatlerinde su alma bahanesiyle girip 2 adet su ile birlikte 2 adet ... salam ve 2 adet sucuğu aldığı, suyun parasını ödediği, salam ve sucukları gizleyerek, bu malzemelerin parasını ise ödemeden marketten çıktığı, durumu fark eden market çalışanlarının polise haber verdiği, çevrede yapılan araştırmada, sanığın suça konu malzemelerle yakalandığı, çalmış olduğu malzemeleri şikâyetçiye teslim ettiği, eylemin bu şekilde ... olduğunun kabulüyle sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Sanık suçlamayı ikrar etmiş, şikâyetçinin soruşturma aşamasında beyanı alınmıştır. 02.03.2015 tarihli kolluk tutanağı, suça konu malzemelerin toplam değerinin 37 TL olduğuna ilişkin Değer Tespit Tutanağı ile sanığın cezaî ehliyetinin tam olduğuna ilişkin Adana Dr.... Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 05.04.2016 tarihli Sağlık Kurulu Raporu dosyada mevcuttur.
Mahkemece sanık hakkında lehine sonuçlar içeren ilgili kanun maddelerinin değerlendirildiği, 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca takdiri indirim sebebinin uygulandığı, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden: '''Sanığın sabıkasında bir adet HAGB kararı oluşu ve denetim süresinde yeniden suç işlediği, edinilen kişiliği nedeniyle bir daha suç işlemekten çekineceği yönünde olumlu kanaat varılmadığından...'' ve 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi kapsamında erteleme müessesesi yönünden ise; "Sanık hakkında verilen HAGB kararının bulunuşu, sanığın denetimini ihlal etmiş olması ve dosya kapsamında edinilen kişiliği nedeniyle pişmanlık göstererek bir daha suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığından....'' şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile lehe hükümlerin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından ve 5237 sayılı Kanun'un 50. maddesindeki seçenek yaptırımların uygulanması bakımından ise sonuç cezanın miktarı itibarıyla hukukî olanak bulunmadığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Ancak;
1. 5237 sayılı Kanun'un 61/1. maddesine göre malın değerinin az ya da çok olması, ... cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşmak için bir kriter olup, hırsızlık suçuna konu malın değerinin az olmasının aynı Kanun'un 145. maddesinde ayrı olarak düzenlenmesi, kanun koyucunun hırsızlık suçunda malın değerinin az olmasına verdiği önemi göstermektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15.12.2009 ... ve 6/242-291 sayılı içtihadında belirtildiği üzere, "...Daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma" görüşünün, 5237 sayılı Kanun'un 145. madde uygulamasında bütünüyle reddedilmesi mümkün değil ise de, maddenin yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir. 145. maddenin gerek ilk şekli, gerekse değiştirilmiş biçimi; ortak tanımlama ile, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan değerin az olmasını ... almaktadır. 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesine göre, faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması yeterli olup, hâkim indirim oranını aynı Kanun'un 3. maddesinde öngörüldüğü üzere “İşlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır. Değer azlığı nedeniyle ceza vermekten vazgeçme kararı verilecek ise; malın değerinin azlığı yanında “Suçun işleniş şekli ve özellikleri” de dikkate alınmalıdır. 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesinin uygulanmasında hâkime takdir hakkı tanınmış olup, hâkim takdir hakkını kullanırken keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle uygulama yapmalıdır.
Somut olayda; sanığın suç tarihinde şikâyetçiye ait markete müşteri gibi girerek dosyada mevcut Değer Tespit Tutanağına göre 37 TL değerinde salam ve sucuğu alıp ödeme yapmadan marketten ayrıldığının anlaşılması karşısında; hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun' un 145. maddesi gereğince verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2.İhbar üzerine kolluk görevlileri tarafından çevrede yapılan araştırma sonucunda, sanığın yakalandığı ve suça konu malzemelerin üstünde ele geçirilerek şikâyetçiye teslim edildiği olayda, sanığın etkin pişmanlık göstererek şikâyetçinin zararını gidermesi söz konusu olmamasına rağmen hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesi uygulanarak eksik ceza tayin edilmesi,
3.Kabule göre de;
Hırsızlık suçundan hüküm kurulurken, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 168/1. maddeleri uyarınca belirlenen 1 yıl 8 ay hapis cezasından, aynı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken 1 yıl 4 ay 20 ... hapis cezası yerine, hesap hatası sonucu 1 yıl 6 ay 20 ... hapis cezasına hükmedilerek fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ceyhan 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2016 tarihli ve 2015/324 Esas, 2016/356 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde ceza miktarı yönünden aynı Kanun'un 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.