SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bursa 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.12.2014 tarihli ve 2014/138 Esas, 2014/501 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.01.2018 tarihli ve 14-2015/60163 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

Sanık ve Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılan mağdurenin beyanı ve fiziki görünümü itibariyle sanığın hataya düştüğüne yönelik savunmalarına rağmen Mahkemece hiçbir araştırma yapılmadığına, atılı suçların maddi unsurlarının hata nedeniyle oluşmadığına, cinsel istismarın vücuda organ sokmak suretiyle gerçekleştiğine dair dosyada sanık aleyhine kesin, cezalandırılmaya yetecek nitelikte delil olmadığına ve sair hususlara ilişkindir.

Mahkemece katılan mağdurenin Çocuk İzleme Merkezinde usulüne uygun alınan beyanları ve sanığın tevil yollu savunması ve tüm dosya kapsamına göre 2012 yılı Ağustos ayı içerisinde sanığın, katılan mağdureyi anneannesinin evine götürerek burada evde kimsenin olmamasından yararlanarak birlikte önce bir bira içtikleri, daha sonra sevişmeye başladıkları, sanığın cinsel organını katılan mağdurenin ağzına soktuğu ve bu sırada cep telefonu ile katılan mağdurenin bilgisi ve rızası olmaksızın video çektiği, daha sonra birlikte evden çıkıp gittikleri, bu olaydan yaklaşık 2 hafta sonra katılan mağdurenin çevresindeki ortak arkadaşları ... ... ve ...'e, sanık ... ile yaşadıkları sevişme görüntülerinin kayda alınarak gönderildiğini öğrendiği, bu nedenle ... ile arkadaşlığını sona erdirdiği, bu olayları babasına söyleyemediği anlaşılmış sanığın suç tarihi itibariyle on üç yaşlarında bulunan katılan mağdureye yönelik herhangi bir zorlama olmaksızın, çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve bu amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği kanaatine varılarak atılı suçlardan cezalandırılmasına karar verilmiştir.

1. Sanığın mağdurenin yaşında hata yaptığına dair iddiasının gerekçede tartışılmadığının anlaşılması karşısında, olayda 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra hükme varılması gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı görülmüştür.

2. Bozma sebebine göre Tebliğname'de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Gerekçede açıklanan nedenle Bursa 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.12.2014 tarihli ve 2014/138 Esas, 2014/501 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.11.2023 tarihinde karar verildi.