Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKÎ SÜREÇ
Cizre 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli ve 2015/363 Esas, 2016/34 Karar sayılı kararı ile sanığın kaçakçılık suçundan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ... hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi delaletiyle 5237 sayılı
Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir.
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; suçta kullanılan nakil aracının müsaderesi gerektiğine ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanığın temyiz sebepleri; hükmün usul ve Kanun'a aykırı olduğuna etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiği nedenleri ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.
1.28.09.2015 tarihinde sanığın sürücüsü olduğu malen sorumlu şirket adına kayıtlı araçta önleme araması kararına istinaden yapılan arama neticesinde; toplam 50 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir.
2.Sanık aşamalardaki savunmasında; malen sorumlu şirkette şoför olarak çalıştığını ve suça konu sigaraları dönerken Irak ülkesinden satın aldığını, sigaraları satacağını beyan etmiştir.
3.Malen sorumlu beyanında; suçta kullanılan nakil aracında kaçak eşya bulunduğundan haberi olmadığını söylemiştir.
4.Sanık savunması ve dosya kapsamına göre dava konusu eşyanın kaçak olduğu anlaşılmıştır.
5.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.
A.Katılan Vekilinin Nakil Aracının Müsaderesine İlişkin Temyizi Yönünden;
Sanık savunması, malen sorumlunun beyanları ve tüm dosya kapsamından, nakilde kullanılan vasıtanın kayıt malikinin iyiniyetli üçüncü kişi durumunda bulunması ve kaçak eşyanın değeri ile müsaderesine karar verilen nakil vasıtasının değeri göz önüne alındığında, müsaderesinin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında hakkaniyete de aykırı olacağı gözetilerek, nakil aracının hak sahibine iadesi ve şerhin kaldırılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
B.Sanık Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Yönünden;
Kaçağa konu eşyanın, gümrük kapısından veya sınırdan yurda sokulmak istenirken ya da hemen sonrasında veya bu eylemlerin kesintiye uğramadan devamı sırasında yakalanması halinde, eylemin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ya da ikinci cümlesi kapsamında kalacağı, olay yeri tespit ve arama tutanağı ile sanığın aşamalardaki savunmalarına göre, suç tarihinde 50 karton (500 adet) kaçak sigaranın sanığın sürücüsü bulunduğu ... marka ... G tip minibüs cinsi araç ile Irak ülkesinden ülkemize sokulmasından sonra Şırnak-... yolu bölge trafik uygulaması sırasında yakalandığı anlaşıldığından, sanığın eyleminin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen "Eşyayı, gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın Türkiye'ye ithal etme" veya eşyanın gümrük kapısı dışında ülkeye geçirme suçunu oluşturabileceği gözetilerek sanığın suç tarihi olan
28.09.2015 tarihinde ilgili gümrük kapısından yurda giriş çıkış yaptığına dair kayıtların getirtilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
1.Suça konu sigaraların kaçak olarak yurda sokulduğu anlaşıldığından, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı maddenin onuncu fıkrası gereğince uygulama yapılması, yine aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının da uygulama şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, doğrudan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası gereği yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmi üçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
A.Katılan Vekilinin Nakil Aracının Müsaderesine İlişkin Temyizi Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Cizre 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli ve 2015/363 Esas, 2016/34 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle nakil aracına ilişkin hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanık Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Cizre 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli ve 2015/363 Esas, 2016/34 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekili ile sanığın
temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.11.2023 tarihinde karar verildi.