Mahkûmiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya kapsamında, şikâyetçinin kahvenin dışındaki masalarda oturduğu, bir süreliğine lavaboya gitmek için yerinden kalktığı, geri döndüğünde masanın üzerine bıraktığı suça konu cep telefonunu bulamadığı olayda; hırsızlığın gerçekleştirildiği işyerine dair, olay yeri inceleme raporu ve ... tespit tutanağının olmadığı anlaşılmakla, suça konu cep telefonunun alındığı masanın bulunduğu yerin, olay tarihi itibarıyla işyerinin eklentisi niteliğinde bir yer olup olmadığı hususu, keşif yapılmak suretiyle duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenip, sonucuna göre suça konu yer iş yeri veya eklentisi niteliğinde ise sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h maddesinin uygulanması, iş yeri veya eklentisi niteliğinde olmadığının tespiti hâlinde ise 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesinin uygulanması gerektiği belirlenerek; sanığın üzerine atılı suçun aynı Kanun'un 141/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğunun tespiti hâlinde; 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesinde düzenlenen suçun uzlaşma kapsamına alındığı nazara alınarak, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.