SUÇLAR: Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 04.11.2013 tarih ve 2013/6200 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istimarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açılmıştır.

2. Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2015 tarihli ve 2013/317 Esas, 2015/125 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanunla değişiklikten önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası ile aynı Kanun'un 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması ve hak yoksunlukları ile cezanın mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası ile aynı Kanun'un 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılması ve hak yoksunlukları ile cezanın mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 19.06.2018 tarihli 14-2015/169110 sayılı onama, bozma görüşlü Tebliğname ile daireye tevdi edilmiştir.

A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Mağdure raporunda organ sokmaya ilişkin bulgu olmadığına, mağdurenin sanığın aracına rızası ile bindiğine, cebir ve tehdit olmadığına,bu nedenlerle atılı suçların oluşmadığına ve ceza miktarının fazla olduğuna ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Adli Tıp 6. İhtisas Dairesi Raporu doğrultusunda suçun varlığının kabulü halinde ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin maddenin de uygulanması gerektiğine, ilgili maddenin uygulanmaması nedeniyle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

1. Mağdurenin olaydan önce ... isimli bir kişiyle arkadaşlık yapıp ayrıldığı bunu öğrenmiş olan sanığın cep telefonu hattından mağdureye mesaj atarak kendisini ... olarak tanıttığı ve görüşmek istediğini söylediği, olay günü olan 09.07.2013 tarihinde mağdureyi arayarak buluşma teklif ettiği, mağdurenin belirlenen yere geldiğinde sanığın da olay yerine otomobil ile geldiği, sanığın olay yerine gelmesi üzerine mağdurenin sanığın arabasına rızası ile gezme amaçlı bindiği, sanığın gezme bahanesi ile hile kullanarak mağdureyi aracı ile ıssız bir alana götürdüğü, mağdureye yönelik rızası dışında dudaklarından, boynundan öpmek, kulağını yalamak emmek şeklinde cinsel nitelikte eylemde bulunduğunun ve eylemini mağdure ile cinsel ilişkiye girme boyutuna götürmek için zor kullanarak bu esnada mağdurenin tişörtünü de yırttığı, mağdurenin bu yönlü dosya kapsamına uygun düşen tutarlı beyanları, tanık beyanları ile adli raporlar doğrultusunda sanığın çocuğun cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Raporlar;

1. Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu'nun 15.09.2014 tarihli raporunda, mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın cinsel istismara bağlı olarak gelişebileceği gibi, cinsel istismar olmaksızın başka olay ve/veya olaylara bağlı olarak gelişen psikososyal stres ve çatışmalar sonucu da ortaya çıkabileceği, bunlar arasında Kurulumuzca ayrım yapılamadığı, Mahkemenizce cinsel istismarın gerçekleştiğinin subutu ve tespiti halinde, ruh sağlığındaki mevcut bozulmanın cinsel istismara bağlı geliştiğinin kabulünün uygun olacağı oy birliği ile mütalaa olunur.

2. Kocaeli Şube Müdürlüğünün 27.08.2013 tarihli raporu özetle; mağdurenin kızlık muayenesinde, yeni veya eski yırtık görülmeyip bakire olduğu bu yolla vücuduna organ veya sair cisim sokulmamış olduğu, anüs muayenesinde, anüs sfınkter tonusu yeterli olduğu, yeni veya eski yırtık, hematom, ekimoz bulgusu mevcut olmadığından anal yolla vücuduna organ veya sair cisim sokulmamış olduğu, fiziki muayenesinde, vücudunda herhangi bir darp-cebir izi tespit edilmediği şeklindedir.

A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Oluşa uygun kabule göre, sanığın mağdureyi gezdirme amaçlı aracına almaktan ibaret eyleminde nitelikli yalan boyutuna ulaşan hile unsurunun bulunmadığı, mağdurenin rızası ile sanığın aracına bindiği gözetilmeden, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle Tebliğname'de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1. Olay tarihinde mağdure on yedi yaşı içerisinde bulunup sanığın istismar eylemi sırasında silah kullandığı yönünde mağdure beyanı dışında delil olmadığı, Mahkeme kabulünde yer alan ''Cebir'' in ise suçun unsuru olduğu gözetilmeksizin sanık hakkında tayin edilen temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca artırılması suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur

2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede başka sebeple de bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2015 tarihli ve 2013/317 Esas, 2015/125 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekili ile sanık müdafiinin temyiz istekleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.11.2023 tarihinde karar verildi.