Mahkûmiyet
Sanık hakkında hırsızlık suçu yönünden kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2014 tarih ve 2014/13496 Esas numaralı iddianamesiyle sanık hakkında saat 21.00 sıralarında Saraç Kafe adlı kafeteryada katılanın masa üzerindeki cep telefonunu alarak kaçması, nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h ve 143. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Gaziosmanpaşa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2014/1402 Esas, 2016/970 Karar sayılı kararı ile sanığın hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143 ve 62. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteminin; temyiz iradesinden ibaret olduğu tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz isteminin; tanık beyanının somut delille desteklenmediği, suçun niteliğinin güveni kötüye kullanma olduğu, sanık ile katılanın uzlaştığı, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği, sanık hakkında mahkûmiyete yeter delil olmadığı ve takdiri indirim sebeplerinin uygulanmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır.
1.Sanığın katılana ait olan ve iş yeri içerisinde muhafaza altına alınan cep telefonunu rızası olmadan, kendisine yarar sağlamak maksadıyla geceleyin hırsızlayarak götürdüğü, sanığın eyleminde atılı Nitelikli Hırsızlık suçunun unsurlarının tam anlamıyla gerçekleştiği vicdani kanısına varılarak sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
2.Sanığın aşamalarda suçlamayı kabul ettiği anlaşılmıştır.
3.UYAP kayıtlarına göre, güneşin batış saatinin 16.43 olduğu ve suç saati olan 21.00'ın gece vaktine tekabül ettiği belirlenmiştir.
Sanığın suçu tevil yollu ikrarı ve katılan ile tanık beyanları karşısında suçun sanık tarafından işlendiği, suçun nitelendirilmesi ve uzlaşmaya tabi olmaması, zararı gidermeyen sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması ve 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi gereği yerinde bulunan gerekçeyle takdiri indirim sebeplerinin uygulanması hususlarında mahkemenin takdirinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziosmanpaşa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2016 tarihli ve 2014/1402 Esas, 2016/970 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.