Ceza verilmesine yer olmadığı

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.02.2021 tarih ve 2016/122827 sayılı Tebliğnamesiyle hükmün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.

Katılan vekilinin temyizinin; kararın hatalı ve gerekli inceleme yapılmadan verildiği, olay yerinde bulunan tanık polisler dinlenilmeden eksik inceleme yapıldığı, dinlenilen tanık beyanlarının kabul edilebilir olmadığı, sanığın avukatlık görevi sınırlarını aştığı, karşılıklı hakaret eyleminin gerçekleşmediği bu nedenlerle ve re'sen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.

Sanığın avukat olduğu, olay günü alacaklı vekili sıfatıyla, borçlu katılan hakkında ... 12. İcra Müdürlüğünün 2014/12784 sayılı dosyası üzerinden yürüttüğü icra takibinde icra yoluyla çocuk teslimi işlemi sırasında, katılana hitaben “Kı...nızı da yırtsanız biz bu çocuğu almaya geldik, dağdan inmiş gibi bağırıyorsunuz.” şeklinde sözle hakaret suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, Yerel Mahkemece, hakaret suçunun karşılıklı işlendiği kabul olunarak sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Dosya kapsamına göre, aynı olaya ilişkin olarak, katılan hakkında da sanığa yönelik hakaret suçundan açılan kamu davasında, İstanbul Anadolu 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/482 E. - 2018/293 K. sayılı kararıyla katılan hakkında da sanığa yönelik hakaret suçundan beraat kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, hüküm tarihinden sonra karar verildiği anlaşılan bu dosyanın usulünce incelenmesi, sonucuna göre karar verilmesi zorunluluğu nedenleriyle, hüküm hukuka aykırı görülmüş ve açıklanan nedenle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.11.2023 tarihinde karar verildi.