İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2020 tarihli ve 2019/25 Esas, 2020/259 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü
maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesinin, 05.07.2021 tarihli ve 2020/3427 Esas, 2021/2249 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca (hükmün 3. Paragrafında yer alan "7 YIL 12 AY HAPİS CEZASI İLE CEZA LANDIRILMASINA," ibaresinin kaldırılarak yerine "7 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZA LANDIRILMASINA," ibaresinin eklenmesi suretiyle) düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın atılı suçu işlemediğine, beraati gerektiğine, meşru savunma ya da sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, cezanın üst sınırdan belirlenmesinin ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasının hatalı olduğuna ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde mağdur ... ile arkadaşı ...'ın ... bulunan Kuşçular Derneğinin önünde oturdukları sırada sanık ...'in yanında tanık ... ile birlikte mağdurların önünden geçerken ... ile aralarında bakma meselesi nedeniyle çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, ... ile sanık arasında itişme başlayınca mağdur ...'un aralarına girmeye çalıştığı, bu esnada sanığın her iki mağdura olaydan sonra ele geçirilemeyen bıçakla saldırdığı ve mağdur ...'u yaşamını tehlikeye sokan bir duruma ve ... fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyen kemik kırığına neden olacak şekilde yaraladığı ve mağdur ...'un yaralanması akabinde olay yerinden kaçtığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak düzenlenen Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun, 26.02.2020 tarihli; "... kişide 1 adet kesici-delici alet yarası olduğunun anlaşıldığı cihetiyle; 26/07/2017 tarihinde pnömotoraksa ve sol 9. kotta nondeplase kırığa neden olan kesici delici alet yaralanmasının,1)Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu,3)...şahısta saptanan kırığın hayat fonksiyonlarını Orta (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğu..." görüşünü içeren raporu dava dosyasında mevcuttur.
3. Sanık savunması, mağdur beyanı, tanık anlatımları, teşhis tutanakları, CD inceleme tutanağı, soruşturma aşamasında düzenlenen tutanaklar, sanığın nüfus kayıt örneği ve adli sicil kaydı dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltme nedeni dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
1. İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu değerlendirilen delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, mağdurun beyanı ile uyumlu adli rapor ve tanık ...'in anlatımları uyarınca eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru belirlendiği, mağdurdan sanığa yönelen haksız bir saldırı bulunmaması karşısında meşru savunma ya da sınırın aşılması hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, ayrıca mağdurdan sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmaması karşısında sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmanın nitelik ve ağırlığı ile 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 ... maddelerindeki ilke ve ölçütlere göre aynı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki temel cezanın üst sınıra yakın bir şekilde belirlenmesi yerine üst sınırdan belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklandığı üzere temel cezanın üst sınırdan belirlenmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini nedeniyle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesinin, 05.07.2021 tarihli ve 2020/3427 Esas, 2021/2249 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ... 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,