TCK'nın 89/1, 89/2-a,b,c,e, 89/3-b,c, 22/3,62,53/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii ve katılan vasisi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin kusura ve sair nedenlere ilişkin, katılan vasisinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dosya kapsamına göre, olay günü alaca karanlık vakti; iki şeritli, iki yönlü yolda sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında önünde seyreden katılanın sevk ve idaresindeki bisiklete asli kusurlu olarak arkadan çarpması sonucu katılanın duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına, vücudunda kemik kırılmasına, konuşmasında sürekli zorluğa, hayati tehlikeye, duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine, konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına neden olacak şekilde yaralanması şeklinde meydana gelen olayda;
1-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 89/1. maddesi gereğince verilen temel cezanın 89/3-b maddesi gereğince bir kat artırılması gerekirken, temel cezanın, önce 89/2-c maddesi gereği ½ oranında artırılıp, sonrasında bulunan ceza süresi üzerinden 89/3-b maddesi gereğince bir kat daha artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
2-TCK'nın 61. maddesi gereğince bilinçli taksir hükmünün temel ceza tayininden sonra uygulanması gerekirken, nitelikli hal nedeniyle yapılan artırımdan sonra uygulanması,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi ve halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.