İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.09.2017 tarihli ve 2015/166 Esas, 2017/232 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 23.03.2018 tarihli ve 2017/1174 Esas, 2018/402 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2. Sanığın kullanıcı olduğuna,

3. Mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
31.01.2015 tarihinde güvenlik güçlerini telefonla arayan bir şahsın, ... isimli kişinin ... mahalllesi 1109. sokak üzerinde 3-4 kişiye uyuşturucu madde sattırdığı yolunda ihbarda bulunması üzerine polis memurlarının ihbara konu sokağa gittikleri, gerekli tedbirleri alarak sokağı izlemeye başladıkları, sokak üzerinde sanık ..., hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet kararı kesinleşen temyiz incelemesi dışı sanık ... ve hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen beraat kararı kesinleşen temyiz incelemesi dışı sanık
...'nun olduğu, sanıkların yanına sürekli olarak başka kişilerin gelip gittiklerinin görüldüğü, polis memurlarının sanıkların yanına giderek kendilerini tanıtmaları üzerine her üç sanığın da kaçmaya başladıkları ve kovalama sonucunda yakalandıkları, sanık ...'ın kaçtığı sırada yere attığı siyah renkli erkek çorabının içerisinde 4 adet şeffaf poşet içerisinde satışa hazır halde paketlenmiş eroin maddesinin bulunduğu, sanığın olay yerinde yapılan üst aramasında sağ ön cebinden 3 beste, beyaz kağıda sarılı ve üzeri bantlanmış, satışa hazır paketlenmiş halde eroin maddesi elde edildiği ve sanığın emniyet müdürlüğüne götürülmesinden sonra yapılan üst aramasında ise montunun sağ kol iç kısmına sakladığı şeffaf poşet içerisinde beyaz kağıda sarılmış halde eroin maddesinin ele geçirildiği, ...'un yakalandığı sırada yere attığı sigara paketinin içerisinden 10 beste, beyaz kağıda sarılı ve üzeri bantlanmış, satışa hazır paketlenmiş halde eroin maddesinin ele geçirildiği, ...'nun yakalandığında sağ cebinden çıkardığı bir beste, beyaz kağıda sarılı ve bantlanmış halde eroin maddesinin ele geçirildiği, sanığın uyuşturucuyu umuma açık yerde ve yine kişisel kullanım amacının dışına çıkacak şekilde ve satışa hazır hale getirildiğine delalet edecek birden çok küçük parçaya bölerek ticari amaçla üzerinde bulundurduğu gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 23.03.2018 tarihli ve 2017/1174 Esas, 2018/402 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.01.2024 tarihinde karar verildi.