Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
Suça sürüklenen çocuk hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.07.2020 tarih ve 7-2016/157545 sayılı iade yazısı ile, 7242 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik nedeniyle lehe değerlendirme yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesi sonrası kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 1. Çocuk Mahkemesinin, 14.03.2016 tarihli ve 2014/544 Esas, 2016/167 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza
Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 40,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, ele geçen kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
2.Yukarıda bahsi geçen kararın suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.07.2020 tarih ve 7-2016/157545 sayılı iade yazısı ile 7242 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik nedeniyle lehe değerlendirme yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesi sonrası yapılan yargılamada; Ankara 1. Çocuk Mahkemesinin, 06.07.2021 tarihli ve 2020/326 Esas, 2021/433 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuğun 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının son cümlesi ile 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca hapis cezasından çevrili 6.000,00 TL ve doğrudan hükmedilen 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, ele geçen kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.11.2022 tarihli ve 7-2021/141381 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri; suça sürüklenen çocuk hakkında alt sınırdan ceza tayin edildiğine, indirimlerin üst hadden uygulandığına, takdiri indirim uygulandığına, hapis cezasının paraya çevrildiğine ve re'sen gözetilecek diğer sebeplere ilişkindir.
1.Kaçakçılıkla mücadeleye yönelik olarak kolluk birimlerince yürütülen çalışmalar kapsamında, cadde üzerinde elinde siyah poşetlerle yürüyen suça sürüklenen çocuğun elindeki ağzı açık poşetlerde görünür şekilde sigaraların farkedilmesi üzerine sorulmakla içinde kendisine ait kaçak sigaraların bulunduğunu belirten ve rızasıyla teslim eden suça sürüklenen çocuğa ait poşetlerde 161 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki savunmasında; suçlamayı kabul ettiğini, sigaraların kendisine ait olduğunu, satmaya götürdüğünü, polis yakaladığında korkudan amcasına ait olduğunu söylediğini beyan ettiği görülmüştür.
3.Dosyada mevcut bilirkişi raporunda, ele geçen eşyanın gümrüklenmiş değerinin 10.365,20 TL olduğu belirlenmiş olup, bu değerlerin suç tarihi itibarıyla Dairemiz kabulüne göre pek hafif olduğu anlaşılmıştır.
Olayın oluş biçimi, suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki savunması ve tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında, atılı suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun ile 6545,7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının yollamasıyla aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu, yirmiüçüncü fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin, söz konusu maddenin 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'da hüküm altına alınması nedeniyle ancak anılan Kanun uyarınca belirlenecek temel cezaya tatbik edilebileceği gözetilmeden, suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'a göre belirlenen temel cezadan sonra uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması,
3.Suça sürüklenen çocuğa, kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını kovuşturma aşamasında ödemesi halinde, 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezada indirim yapılacağı yönündeki ihtarda, hüküm tarihine kadar ödeme yapması gerektiğinin bildirilmesi yerine 90 günlük süre verilmek suretiyle suça sürüklenen çocuğun yanıltılması,
Kabule göre de;
1.Suça konu161 karton kaçak sigaraya ilişkin gümrüklenmiş değer olan 10.365,20 TL suç tarihinde, Dairemiz kabulüne göre pek hafif olduğu halde hafif olduğu kabul edilerek uygulama yapılması,
2.Yargılama giderleri ile ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'un 324 üncü maddesinin ikinci fıkrasında "Hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceği gösterilir.” şeklindeki açık hükmü ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 26.05.1935 gün ve 111/7 sayılı "yargılama giderleri hükmün tamamlayıcı parçası olduğundan ilamlarda açıklanmalı, kime yükletileceği belirtilmedir" ve yine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 02.05.1966 gün ve 4/3 sayılı "tefhim edilmekle hükmün esasını oluşturan kısa kararda yargılama giderinin miktarı ve kime ne miktada yükleteceği belirtilerek sanığın yükümlülüğü öğrenmesinin sağlanması ve bu sayede sanığın yargılama giderlerine karşı temyiz davası açıp açmama hususunda karar verme olanağı tanınması gerektiğini” belirten kararları karşısında, hükmün esasını oluşturan kısa kararda, suça sürüklenen çocuğun yükümlülüğünü öğrenmesi ve buna göre yargılama giderleri yönünden temyiz yoluna başvurup başvurmayacağı hususunda karar vermesine imkan tanımak için, yargılama giderlerinin kime yükleneceğinin ve bu yükümlülüğün ne miktar olacağının belirtilmesi gerektiği, ancak mahkemece kısa kararda yargılama giderleri ile ilgili miktar açıklanmadan gerekçeli kararda buna ilişkin meblağın belirlenmesi,
3.Suça sürüklenen çocuğun gözaltında geçen süresinin 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi gereğince cezasından mahsubuna karar verilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 1. Çocuk Mahkemesinin, 06.07.2021 tarihli ve 2020/326 Esas, 2021/433 Karar sayılı kararına yönelik katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.01.2024 tarihinde karar verildi.