2.Alak Mısk and Mısnaf Co izafeten Çaba Misnak Proje Lojistik Vinç ve Mühendislik A.Ş. vekili Avukat ...

Esastan ret

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 09.01.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ... ... ile davalı Alak Mısk and Mısnaf Co.'ya izafeten Çaba Misnak A.Ş. vekili Avukat ... ..., davalı Alak Mısk and Mısnaf Co'.ya izafeten İmisk A.Ş. vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin sigortalısı UB Dış Tic. A.Ş.'nin dava dışı CTS Makine ... ve ... A.Ş.'den satın aldığı makinenin konteynerle İzmit'ten Irak limanına M/V MSC DANIELA isimli gemi ile taşındığını, konteynerin 20.04.2019 tarihinde varma limanından alıcının deposuna taşınmak üzere tıra yüklendiğini ve emtianın 22.04.2019 tarihinde alıcıya ıslak ve paslanma şeklinde hasarlı teslim edildiğini, ... taşımasının davalı Ibrakom Lojistik Hizmetleri Ltd. Şti. sorumluluğunda gerçekleştirildiğini, diğer davalılara multimodal transport bill of lading ve Irak içi dahili nakliye teslimat belgesine istinaden taşıyan sıfatıyla dava açıldığını, müvekkilince sigortalıya ödeme yapılarak onun haklarına halef olunduğunu, davalılar aleyhine başlatılan icra takibine, davalıların itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.

1.Davalı Ibrakom Lojistik Hiz.Ltd. Şti. ve Çaba Misnak Proje Lojistik Vinç ve Mühendislik A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilimiz Çaba Misnak A.Ş.'nin ne taşıyan sıfatı ile asaleten ne de Alak Mısk and Mısnaf CO'ya izafeten dava konusu taşıma ile ilgisi bulunmadığını, Çaba Misnak A.Ş.'nin bu taşıma sözleşmesinin hiç bir aşamasında kendi adına rol almadığı gibi Alak Mısk and Mısnaf CO firmasının ne acentesi, ne de temsilcisi olmadığını, davacının 7 no.lu delili FBL'de ALAK MISK firmasının unvanının Gemi Acentesi olarak yazılmasının bir hatadan ibaret olduğunu, fiili taşımayı üstlenen Maersk firmasının düzenlediği konşimentoda Alak Mısk firmasının adının NOTIFY PART olarak yer aldığını, Alak Mısk firmasının armatör Maersk firmasının acentesi değil, Irak'taki alıcının gümrük işlemlerini ve iç nakliye işlerini yapan acentesi olduğunu, bu taşımada esas alınması gerekenin Maersk konşimentosu olduğunu, bu konşimentoda Alak Misk'in alıcının acentesi olarak doğru şekilde yer aldığını, dolayısıyla 7 no'.lu delilin Alak Misk'in taşıyıcı acentesi olduğunun kanıtı olarak değerlendirilemeyeceğini, müvekkili Çaba Misnak A.Ş. yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davanın esasının da haksız olduğunu savunmuştur.

2. Davalı Alak Mısk and Mısnaf for ... Transportation and Trading Co izafeten İmisk İthalat İhracat Tic. ve Nak. A.Ş. vekili cevap dilekesinde; müvekkilinin ne taşıyan sıfatı ile asaleten ne de Alak Mısk And Mısnaf CO'ya izafeten dava konusu taşımada yer almadığını, dava dilekçesinde müvekkiline husumet yöneltilmesinin dayanağının açıklanmadığını savunarak davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından Mahkemenin 2021/19 E. sayılı dosyasında ... İcra Müdürlüğünün 2019/3386 E. sayılı icra takibinden dolayı davalılar, Ibrakom Lojistik Hizmetleri Limited Şirketi, Çaba Misnak A.Ş. ile Alak Mısk and Mısnaf For ... Transportation and Trading Co'ya izafeten Çaba Misnak A.Ş. ile İmisk A.Ş.'ye karşı itirazın iptali davası açıldığı, söz konusu dava dosyasının 15.09.2021 tarihli duruşmasında davalılardan Alak Mısk And Mısnaf For Generale Transportation and Trading CO ile ilgili davanın tefrikine karar verilerek bu davalı ile ilgili davanın eldeki dosyanın esasına kaydedildiği, icra dosyasında Alak Mısk ile ilgili ödeme emrinin bu şirkete izafeten İmisk A.Ş. ile Çaba Misnak A.Ş.'ye tebliğ edildiği, gerek İmisk A.Ş gerekse Çaba Misnak A.Ş. her ikisinin de Türkiye'de kurulu olduğu, asıl takip borçlusu olan Alak Mısk and Mısnaf For Generale Transporation and Trading CO'nun Irak'ta mukim bir şirket olduğu ve konişmentoya göre tahliye limanı gemi acentesi olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafından da Alak Mısk and Mısnaf For ...'in yükün Irak'ta ülke içi ... nakliyesini gerçekleştirdiği ileri sürüldüğü, dosyada İmisk A.Ş. ve Çaba Misnak A.Ş.'nin, dava konusu taşıma ilişkisinde Alak Mısk and Mısnaf For Generale Transporation and Trading Co'nun acentesi ya da temsilcisi olarak hareket ettiğini gösteren bir delil bulunmadığı, takip borçlusu Alak Misk'e izafeten bu şirketlere yapılan ödeme emri tebliğinin geçerli sayılamayacağı, davalı Alak Mısk and Mısnaf For ...'e usulüne uygun yapılmış bir ödeme emri tebliği olmadığından bu şirkete karşı itirazın iptali davası açılamayacağı gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin ikinci ve 115 ... maddesinin ikinci fıkrası gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl dava dosyasında hakkında tefrik kararı verilen davalı ile eldeki dava dosyasında yargılamanın devam ettiği davalıların farklı olduğunu, Mahkemenin 15.09.2021 tarihli ara kararında sadece Alak Misk and Misnaf firmasına izafeten İmisk A.Ş. yönünden tefrik kararı verildiği halde, tefrik sonrası devam eden yargılamada davanın hakkında tefrik kararı verilmeyen Alak Misk and Misnaf firmasına izafeten Çaba Misnak A.Ş.'nin de gerekçeli kararda davalı olarak gösterildiğini, FBL belgesinde Alak Misk and Misnaf firmasının nakliye gemisinin varış limanındaki acentesi olarak gösterildiğini, irtibat bilgileri olarak "kursatkumral@misnak.com.tr" ibaresinin yer aldığını, İmisk ...A.Ş.'nin Irak içi dahili nakliye teslimat belgesine ve Alak Misk and Misnaf ile bağlı şirket olduğunu, Irak içi taşımanın Alak Misk and Misnaf firması tarafından yapılması nedeniyle İmisk ...A.Ş.'ye karşı dava açılmasının doğru olduğunu, davalının kendi internet sitesinde de tarihçe bölümünde İmisk ...A.Ş.'nin Alak Misk and Misnaf firmasına bağlı olduğunu belirttiğini, davanın Alak Misk and Misnaf firmasının acentesine yöneltilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın Çaba Misnak ...A.Ş. ile İmisk ...A.Ş.'ye Alak Misk firmasının acentesi sıfatıyla izafeten yöneltildiği, tefrik kararının Alak Misk firması yönünden verildiği, bu nedenle kendisine izafeten dava açılan her iki acente yönünden yargılamaya tefrikle devam edilmesinde hata görülmediği, somut olayda davacının sigortalısı UB Group FZE firmasının alıcı, dava dışı CTS Makina ...A.Ş.'nin gönderen olduğu emtianın, İzmit Türkiye-Um Qaser Limanı Irak denizyolu taşımasının davalı İbrakom Ltd. Şti. tarafından üstlenildiği, konşimentoda davalı Alak Mısk and Mısnaf For ... Transportation and Trading Co firmasının varış yeri gemi acentesi olarak gösterildiği, İmisk ...A.Ş. ve Çaba Misnak ...A.Ş.'nin, dava konusu taşıma ilişkisinde Alak Mısk and Mısnaf For Generale Transporation and Trading Co'nun acentesi ya da temsilcisi olarak hareket ettiğini gösteren bir delil sunulmadığı, davacı tarafından sunulan delillerde somut olay için İmisk ...A.Ş. ve Çaba Misnak ...A.Ş. firmaları ile Alak Misk arasındaki bağı gösteren herhangi bir açıklama yer almadığı, itirazın iptali davası açılabilmesi için borçluya ödeme emrinin tebliğ edilmiş olması ve borçlu tarafından da yasal süre içerisinde ödeme emrine karşı itiraz edilmiş olması gerektiği, somut olayda acentelik ilişkisi ispat edilemediğinden takip borçlusu Alak Misk'e izafeten bu şirketlere yapılan ödeme emri tebliğinin geçerli olmadığı, davalı borçlu Alak Misk'e ödeme emrinin tebliğ edilmeden ve bu davalı tarafından itiraz dilekçesi sunulmadan itirazın iptali davasının açılması koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek ve acentelik ilişkisinin kabul edilmemesi durumunda Alak Mısk and Mısnaf For Generale Transporation and Trading Co'ya yurt dışı tebligatı yapılarak taraf teşkilinin sağlanmasının mümkün olduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesi uyarınca yurt içinde merkez veya şubesi olmayan yabancı ticari işletme adına geçici de olsa yurt içinde işlem yapanlar hakkında acentelik hükümlerin uygulanacağından Alak Mısk And Mısnaf Co'ya izafeten İmisk A.Ş.'ye dava açılmasının isabetli olduğunu ileri sürerek ve resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, davalının pasif husumet ehliyeti bulunup bulunmadığı ve usulüne uygun açılmış bir itirazın iptali davası olup olmadığına ilişkindir.

6100 sayılı Kanun’un 114 ve 115 ... maddeleri, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 102 nci ve devamı maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.