Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacı vekili, tarafların ... mirasçıları olduğunu, murisin ölümünden sonra, davalının, ... Tapu Müdürlüğü'nde kayıtlı 7222 ada 9 numaralı taşınmazdaki, ... Tapu Müdürlüğü'nde kayıtlı 1 parsel sayılı taşınmazdaki ve ... plaka sayılı araçtaki hisselerini vekil edenine sattığını açıklayarak, davalının taşınmazlardaki ve araçtaki hisselerinin iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı taraf, hisse satış bedelini aldığını beyanla davayı kabul etmiştir.
Mahkemece, “Davanın kabulüne, 7222 parselde davalı ... adına kayıtlı 1/16 payın iptali ile davacı ... oğlu ... Buhmüller adına tapuya kayıt ve tesciline, Muris ... adına kayıtlı ... plakalı aracın davalı ...'ın 1/4 miras payı oranında davacı .... oğlu ... ...adına tesciline, 1 parselde kayıtlı taşınmaz yönünden dosyanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydına” karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından, tefrik kararının doğru olmadığı gerekçesi ile süresinde temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK'nın 12.maddesinde;
“(1) Taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin veya ayni hak sahipliğinde değişikliğe yol açabilecek davalar ile taşınmazın zilyetliğine yahut alıkoyma hakkına ilişkin davalarda, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.
(2) İrtifak haklarına ilişkin davalar, üzerinde irtifak hakkı kurulan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
(3) Bu davalar, birden fazla taşınmaza ilişkinse, taşınmazlardan birinin bulunduğu yerde, diğerleri hakkında da açılabilir.”şeklinde düzenleme getirilmiştir.

Somut olayda, davacı taraf talebini davaya konu taşınmazlardan 7222 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu Ayvalık Asliye Hukuk Mahkemeleri'nde açmış olup, az yukarıda değinilen 6100 sayılı HMK'nun 12/3 maddesi uyarınca, Datça Tapu Müdürlüğü'nde kayıtlı taşınmaz açısından tefrik kararı verilmesi isabetli olmamıştır.
Kabule göre de davacı tarafın ... ... olan isminin karar başlığında ... olarak yazılması doğru bulunmamıştır.

Temyiz edenin sıfatına ve temyiz nedenlerine göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 11.04.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.