Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Davacı vekili, ortaklığın giderilmesi davasına konu olan ve tarafların ortak murisi Hadiye Aydın'ın maliki olduğu 1376 parsel sayılı taşınmazın üzerinde altı garaj üzeri ise ev olarak kullanılan betonarme bir yapının bulunduğunu, dava konusu betonarme binaların tamamının vekil edeninin kişisel malvarlığı ve emeğiyle inşa edildiğini belirterek dava konusu taşınmaz üzerindeki ev ve garajdan oluşan binanın vekil edeni tarafından inşa edildiğinin ve vekil edenine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Durman duruşmada alınan beyanında; söz konusu binanın daha önceden mevcut olduğunu, davacı tarafından yeniden yaptırılmadığını,binanın dedesinden kaldığını, davacının sadece tadilatlar yaptırdığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili duruşmada alınan beyanında, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile 1376 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve 11/12/2014 havale tarihli fen bilirkişisinin krokisinde (A, C ve B) harfi ile göstermiş olduğu yapıların davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, muhdesatın tespiti isteğine ilişkindir.

1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2- Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
a) Mahkemece keşiften sonra alınan fen bilirkişi raporuna göre; dava konusu 1376 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın C harfi ile gösterilen 10 m2 lik yerin taşkın inşaat olarak dava dışı 1373 parsel sayılı taşınmazda kaldığı belirlenmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde 1376 parsel üzerinde bulunan muhdesatların vekil edeni adına tespitini talep etmiş olmasına rağmen mahkemece, dava konusu binanın dava dışı parsel üzerinde kalan kısmının da tespitine karar verilmesiyle talep aşılmıştır. Bu durum usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bu yönden bozulması gerekir.
Davalı vekilinin fen bilirkişisi raporunda B harfi ile gösterilen tek katlı yapıya ilişkin temyiz itirazlarına gelince, mahkemece, dava konusu tek katlı yapının davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosyada toplanan delillere uygun düşmemiştir.
Taşınmaz üzerindeki muhdesatın kim tarafından meydana getirildiğinin tespitine ilişkin davalarda; Mahkemece araştırılması gereken husus muhdesatın kim tarafından, hangi gelirlerle, kimin adına ve hesabına ne zaman yaptırıldığıdır.
Toplanan deliller ve dosya kapsamından,mahkemece 11/04/2014 tarihinde yapılan keşifte dinlenen davalı tanığı ..., dava konusu evleri bildiğini, önceki dönemlerde muhtar olduğunu, taşınmaz üzerinde bulunan tek katlı yapının tahminen 20-25 yıl kadar önce davacı ... ve ortak muris Hadiye Aydın tarafından yaptırıldığını belirtmiştir. Mahkemece ilk yapılan keşif hüküm kurmaya yeterli ve elverişli görünmedğinden ayrıca tanıkların keşif mahallinde dinlenmeleri gerektiğinden 8/12/2014 tarihinde yapılan ikinci keşifte dinlenen davacı tanığı Kamil Aydın; taşınmaz üzerindeki iki katlı evin yapımında çalıştığını, iki katlı evin yapım işi parasını davacıdan aldığını, iki katlı ev yapılırken tek katlı evin taşınmaz üzerinde olduğunu, diğer bir davacı tanığı ... ise, beyaz boyalı evi ve iki katlı evi Mustafa ve Hadiye'nin birlikte yaptığını, davacı tanığı ... ise, beyaz boyalı tek katlı evin yapımı ile bir bilgisinin olmadığını, davalı tanığı ...'ın ise; dava konusu taşınmazdaki yapıları davacı ve muris Hadiye'nin birlikte yaptığını, ancak parasını kimin ödediğini bilmediğini beyan ettikleri anlaşılmıştır. Her iki taraf tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere, davaya konu tek katlı yapının davacı tarafından yapıldığı duraksamaya yer vermeksizin tespit edilememiştir.
Hal böyle olunca; dava konusu 1376 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan tek katlı binanın tamamen davacı ...'ın emek ve gelirleri ile inşa edilmiş olduğu ispatlanamadığından; bahsi geçen muhdesat yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte açıklanan nedenle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, taraflarca HUMK'nun 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 10/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.