Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili,davacının 01/12/2005-15/07/2013 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığını, davacının fazla çalışma, yıllık ücretli izin, dini ve milli bayram çalışma ücretlerini alamaması ve maaşına zam yapılmaması nedeniyle haklı nedenle iş sözleşmesini feshettiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai, yıllık izin ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili,davacının davalıya ait yedek parça dükkanında çalıştığını, davacının son bir yılda yalnızca 900 TL satış yapabildiği gerekçesiyle iş yok diyerek anahtarı şirket çalışanlarına bırakarak ayrıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle kıdem tazminatının kabulüne, davacı iş akdini kendi feshettiğinden ihbar tazminatına hak kazanmadığından ihbar tazminatı talebinin reddine, fazla mesai yaptığını ve yıllık izin kullanmadığını ispatladığından bu taleplerinin kabulüne, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını ispatlayamadığından bu talebin reddine şeklinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma karşılığı ücretlere hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağının ödendiği varsayılır.
Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yaptığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında ulusal bayram ve genel tatil günü çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Dosya içeriğine göre davacı dava dilekçesinde ulusal bayram ve genel tatillerde de çalıştığını iddia ederek ulusal bayram ve genel tatil ücreti talebinde bulunmuştur. Davalı ise davacı iddialarının doğru olmadığını savunmuştur.
Somut uyuşmazlıkda, davalı tanıklarının beyanlarına itibar edilerek davacının genel tatil ücret alacağının reddine karar verilmiştir. Oysaki mahkemece dinlenen tarafsız komşu işyeri çalışanı davacı tanığı ...’ın davacının dini bayramlarda çalışmasını bilmediğini ancak diğer resmi tatillerde çalıştığını beyan etmesi karşısında davacının dini bayramlar dışındaki resmi tatil günlerinde çalıştığı sabit olmakla davalı tanıklarının beyanlarına itibar edilerek ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağının tümden reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Mahkemece davacının dini bayramlar dışındaki resmi tatil ücret alacağı hesaplanmalı ve uygun bir takdiri indirim yapıldıktan sonra belirlenecek tutar hüküm altına alınmalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.