B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarîyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.Yargıtay (Kapatılan) 17. Ceza Dairesinin, 25.06.2019 tarihli ve 2018/8594 Esas, 2019/9672 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığın suça konu otomobili Osman isimli bir arkadaşının emaneten kendisine bıraktığını, bu kişinin rızasıyla aracı ... ve ... isimli kişilere verdiğini beyan ettiği ve dosya arasında yer alan İnterpol-Europol-Sirene Dairesi Başkanı tarafından düzenlenen 01.02.2012 tarihli belgede, suça konu aracın 20.10.2011 tarihinde Bulgaristan’dan, Türkiye’ye giriş yaptığı esnada, bahse konu araç sürücüsünün TR-T 485395 seri numaralı pasaport hamili ... isimli şahıs olduğunun belirtildiği, bozma sonrası yapılan yargılamada 03.12.2020 tarihli ara kararda "... (T.C. ...) isimli şahsın tanık sıfatıyla dinlenmesi amacıyla adres gereği işlem yapılmasına" karar verildiği halde, adı geçen şahsın beyanı alınarak sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

2. Kabule göre de;
18.06.2014 tarihinde kabul edilip 28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi gereğince “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adlî para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün, hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” hükmü gözetilmeden, sanık hakkında yazılı şekilde ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.