SAYISI: İHK-2022/6114
Ticaret Anonim Şirketi vekili Avukat ...

SAYISI: K-2022/7623

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait NPR kamyon ve tankeri ile tanker içindeki 3900 Litre mazot bulunmakta iken 19.02.2021 tarihinde hasara uğradığını, davalıya başvuru yaptıklarını ancak primlerin zamanında ödenmediğinden bahisle taleplerinin reddedildiğini, davacıya ait grup şirketler adına 250'den fazla poliçe tanzim edildiğini ve poliçeyi tanzim eden acentenin primlerin ödendiğine dair yazı verdiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 15.000,00 TL hasar bedeli, 7.500,00 TL tanker bedeli, 7.500,00 TL mazot bedeli olmak üzere toplam 30.000,00 TL'nin 19.02.2021 tarihinden itibaren aksi halde 06.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davacı vekili toplam talebini 122.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; prim borçları ödenmediğinden sorumlulukları olmadığını, kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, davacının aldığı eksper raporunda miktarların fahiş olduğunu, hasara ilişkin ödeme yaptıklarını ve sorumluluklarının kalmadığını, ayrıca değer kaybının uzman sigorta eksperi tarafından belirlenmesini talep ettiklerini, Katma Değer Vergisi'nden (KDV) sorumlu olmadıklarını, orijinal parça kullanılması talebinde bulunulduğunu ancak eşdeğer parça fiyatları üzerinden talebin değerlendirilmesi gerektiğini, %30 iskonto uygulanması gerektiğini, ekspertiz ücretinden sorumlu olmadıklarını, komisyona başvuru tarihinden itibaren ancak yasal faizden sorumlu olabileceklerini, aleyhe hüküm kurulması halinde vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini savunularak davanın reddini talep etmiştir.

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlığın, hasara uğrayan ve davalıya kasko poliçesi ile sigortalı araçta meydana gelen hasar bedeline ilişkin olduğu, poliçede 65.000,00 TL emtia, 30.000,00 TL tanker bedeline ilişkin teminat bulunduğu, araçtaki hasar ve onarım, kasa ve emtia bedeli ile hasarın teminat kapsamında olup olmadığı yönünde bilirkişi raporu alındığı, emtia bedelinin 65.000,00 TL, kasa bedelinin 30.000,00 TL, sovtaj dahil tankerin 57.000,00 TL, sovtaj hariç 85.000,00 TL olduğu, raporun taraflara tebliği üzerinde davacı vekilinin taleplerini 122.000,00 TL 'ye ıslah ettiği, davalının pirim ödemesinin yapılmadığı yönünde itirazı bulunduğu, davacıya ait birçok aracın bulunduğu ve pirim ödemelerinin yapıldığına dair acente tarafından yazı verildiği, aksini ispata yarar delil ibraz edilmediği, aracın pert total işlemine tabi tutulduğu bu nedenle KDV ve iskonto gibi hususların söz konusu olmayacağı, 57.000,00 TL pert bedeli, 65.000,00 TL emtia bedelinin davalı tarafından ödenmesi gerektiği kanısına varıldığı, 08.03.2021 tarihinde temerrütün gerçekleştiği, davacı lehine tam vekalet ücretine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile başvurunun kabulüne, 57.000,00 TL pert bedeli ve 65.000,00 TL emtia bedelinin 08.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

A. İtiraz Yoluna Başvuranlar

Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; dosya muhteviyatından da açık bir şekilde anlaşılacağı üzere, başvuru konusu olay ile ilgili sınırlı süre ve sınırlı araştırma yetkisine haiz hakem yargılamasında adil ve temyiz denetimine elverisli bir yargılama yapılabilmesinin olanaksız olduğunu, sigorta primlerinin ödenmemesi nedeniyle hasar Kasko Sigortası Genel Şartları gereği teminat dışı olduğundan başvurunun reddine karar verilmesi gerekirken davalı aleyhine tazminata hükmedilmesinin usul ve yasaya açıkça aykırılık teşkil ettiğini, araç hasarına ilişkin hazırlanan hükme esas bilirkişi raporunun hatalı ve fahiş olduğunu, sorumluluklarının olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla rapor alınırken Kasko Sigortası Genel Şartları Ek-2'de belirtilen teminat dışı haller de mutlaka göz önünde bulundurulması gerektiğini, km, kullanılmışlık değeri, hasar büyüklüğü tablosu ve rayiç değer grubu gibi teknik veriler kullanılmaksızın kanaat getirilerek yapılan hesaplamanın kabulünün mümkün olmadığını, KDV'den sorumlu olmadıklarını, faizden sorumluluğun sınırlı olduğunu, yasal faiz işletilebileceğini, vekalet ücretinin asgari ücret tarifesine göre hesaplanacak miktarın beşte biri olması gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz ettiği, uyuşmazlığın adli yargıda görülmesi gerektiğini belirttiği, davacının davalıya kasko poliçesi bulunan aracında oluşan hasar nedeni ile hasar bedeli talebinde bulunduğu, uyuşmazlığın birlik nezdinde komisyonca çözümlenebileceği, primlerin ödenmediği yönünde yapılan itiraz mevcut ise de dosyaya poliçeden kaynaklı borçların kapatıldığına dair acente yazısı ile birlikte tahsilat makbuzlarının ibraz edildiği, dosyaya alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, bu rapor doğrultusunda hüküm kurulmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davalının KDV'den sorumlu olmadığına yönetik itirazı mevcut ise de sigortalının malı ilk temin ederken KDV dahil temin ettiği ve KDV tutarının söz konusu malın maliyetini teşkil ettiğinden davalının da KDV'den sorumlu olduğu, taraflar arasındaki ihtilafın mal sigortasından kaynaklandığı, bu nedenle avans faizine karar verilmesinin yerinde olduğu, davacı lehine nispi tam oranda vekalet ücreti verilmesinde isabetsizlik olmadığı gerekçesi ile davalının itirazının reddine karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili; itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlere ilaveten 3900 litre mazot bedeli istendiğini, ancak ne kadarlık yakıt olduğu ve ne kadarın zayi olduğunun araştırılmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.

davalı ... tarafından Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın, 19.02.2021 tarihinde tek taraflı kazası sonucu araçta meydana gelen hasar bedeli ile emtia bedeli talebine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası le 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401 vd. maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin 13 üncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Kasko Sigortası Genel Şartları.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; uyuşmazlığın tahkim tarafından görülebilecek olmasına, dosya içinde poliçe primlerinin ödendiğine dair tahsilat makbuzlarının olmasına, bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun bulunmasına, tankerde 3900 litre mazot olduğuna dair kantar fişi bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan Asliye Mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla; Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla Asliye Mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.

Ancak belirlenen bu hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.

1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3. bendinde yer alan " 15.540,00 TL" ibaresi çıkartılarak yerine "5.100,00 TL" ibaresinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,

10.01.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.