İstinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
A. İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.09.2021 tarihli ve 2021/184 Esas, 2021/249 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 03.11.2021 tarihli ve 2021/2897 Esas, 2021/2412 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 3. Aramanın hukuka aykırı olduğuna ve delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 5. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine yönelik her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 3. Aramanın hukuka aykırı olduğuna ve delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 4. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 6. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine yönelik her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
30.01.2021 tarihli olay tutanağı ve tutanağa yansıyan şifahi görüşmeler, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca işlem yapılan İsa ...'ın olayın hemen akabinde alınan sanıklar ile uyuşturucu madde almak için görüştüğü yönündeki beyanları ve bu beyanları destekler yöndeki kolluk tutanakları, tutanak tanıkları beyanları, sanıkların birbirleri hakkında vermiş oldukları beyanların tutarlı olmaması ve esaslı çelişkiler ihtiva etmesi, uyuşturucu maddelerin satışa hazır vaziyette ele geçirilmiş olması, ele geçtiği zaman ve yer ile tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanıkların fikir ve eylem birliği içesinde ele geçirilen uyuşturucu maddeleri ticari amaçla bulundurmak ve satmak suretiyle üzerlerine atılı suçu işledikleri anlaşıldığından eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmalarına, uyuşturucu maddenin kokain olması nedeniyle cezalarında 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca yarı oranında artırım yapılmasına, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına ve adli sicil kaydında tekerrüre esas oluşturan sabıkası bulunduğundan sanık ... hakkında hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, aramanın hukuka uygun olarak yapıldığı ve delillerin hukuka uygun yöntemlerle elde edildiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
1. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, aramanın hukuka uygun olarak yapıldığı ve delillerin hukuka uygun yöntemlerle elde edildiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş,
hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
2. Birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması durumunda bunlardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeyerek, sanık ...'ın adli sicil kaydında yer alan mahkûmiyetlerinden en ağır cezayı içeren İstanbul Anadolu 69. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/189 Esas ve 2016/430 Karar sayılı kararı ile, mala zarar verme suçundan 3 ay 10 gün, iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan 1 yıl 8 ay ve hırsızlık suçundan 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezalarından hangisinin tekerrüre esas alındığı belirtilmeden, İstanbul Anadolu 69. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen mahkûmiyetlerin tümünün tekerrüre esas alınmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 03.11.2021 tarihli ve 2021/2897 Esas, 2021/2412 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 03.11.2021 tarihli ve 2021/2897 Esas, 2021/2412 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
Hüküm fıkrasının, sanık hakkında tekerrür uygulanmasına ilişkin bölümünde yer alan “ilamı” ibaresinin çıkarılmasına ve "Karar sayılı" ibaresinden sonra gelmek üzere “ilamında belirtilen iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen 1 yıl 8 ay hapis cezası” ibaresinin yazılması suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.01.2024 tarihinde karar verildi.