B O Z M A Ü Z E R İ N E

Mahkumiyet

Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.06.2016 tarihli 2015/1487 Esas, 2016/857 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 5.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.06.2016 tarihli 2015/1487 Esas, 2016/857 Karar sayılı kararına sanık müdafi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 08.12.2020 tarihli 2017/5098 Esas 2020/994 Karar sayılı kararı ile "sanık müdafinin mazeretine ilişkin karar verilmeden savunma hakkı kısıtlanarak yargılamaya devam olunmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 289 uncu maddesi uyarınca aykırı davranılması" sebebiyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma üzerine ve temyiz incelemesine konu Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2021 tarihli 2021/73 Esas 2021/427 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 5.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 24.05.2022 tarihli ve 2022/12783 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

Sanık müdafinin temyiz isteminin sanık hakkında erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesi bozma sebebidir, sanığın kusursuz olduğuna, sanık hakkında verilen ceza miktarının fazla olduğuna ilişkindir.

1.20.08.2014 günü saat 22: 25 sıralarında sürücü Hasan Bektaş sevk ve idaresindeki 34 UF 3435 plakalı aracı ile istasyon caddesinden Darıca istikametine doğru seyir halinde iken, dönel kavşağa yaklaştığı esnada, dönel kavşak içerisinden gelen sürücü sanık ... sevk ve idaresindeki 41 TZ 355 plakalı aracın ön sağ tekerlik kısımlarına kendi aracının ön kısımları ile çarpıp savrulması neticesinde iki araçlı yaralamalı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.

2.Kaza tespit tutanağına göre, bu kazanın oluşumunda sürücü Hasan Bektaş 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 57 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca “kavşaklara yaklaşırken kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamak, geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemek” kuralını ihlal ettiği, sürücü ...’nin ise aynı Kanun’un 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca “araçların hızlarını, kavşaklara yaklaşırken azaltmamak” kuralını ihlal ettiği kanaatine varılmıştır.

3. Darıca Farabi Devlet Hastanesinden alınan raporda: mağdur ... Saz'ın yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemez derecede olduğu, mağdur ...'ın yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir derecede olduğu, mağdur Hasan Bektaş'ın yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir ölçüde olduğunun tespit edildiği, mağdurlar ile sanığın uzlaşamadıkları ve sanıktan şikayetçi olduklarını beyan ettikleri görülmüştür.

4. Sanık ... Kınalı'nın aşamalarda alınan savunmalarında, olay günü arkadaşı Yaşar Akbulut ile birlikte giderken kendisinin kullandığı araçta kaza yaptıklarını, kazadan sonra olay yerinden ayrılıp birkaç saat sonra teslim olduğunu, kazada her iki tarafa da kusur verildiğini beyan ettiği görülmüştür.

5.Gebze Fatih Devlet Hastanesinden 21.08.2014 tarihli saat: 01: 42 de alınan raporda sanık ... Kınalı'nın 1,49 promil alkollü olduğunun tespit edildiği görülmüştür.

Başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçları Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılı olarak açıklanan somut olayda; kazadan sonra yapılan ölçümde 1.49 promil alkollü olan sanığın, güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak ölçüde alkollü olmasına rağmen direksiyon başına geçip, yönetimindeki minibüsü sürmeye devam ettiği, sürüşle ilgili becerilerinde azalma olduğu ve bu hâli ile yaralama ya da ölüme neden olabileceğini öngördüğü hâlde tecrübesine, şoförlük yeteneklerine, gece olması nedeniyle trafiğin az olacağına, özellikle de şansına güvendiği, böyle bir zanla objektif dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek, kavşağa yaklaşırken hızını azaltması gerekirken dönel kavşağa giriş yapan araca çarpması ile gerçekleşmesini istemediği ancak öngördüğü sonucun meydana gelmesini engelleyecek şekilde objektif özen yükümlülüğüne uygun davranmayan sanığın üç kişinin yaralanmasına neden olma eyleminde bilinçli taksirle hareket ettiği, tüm bu sebeplerle sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin koşullarının oluştuğunun ve tayin olunan cezasında bu nedenle 5237 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ve bozma sebebi sayılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2021 tarihli 2021/73 Esas 2021/427 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, hükmün sadece sanık tarafından temyizi üzerine bozulması nedeniyle sonuç ceza miktarı sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiğinden, 5271 sayılı CMUK'un 326/son maddesi dikkate alınarak sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

10.01.2024 tarihinde karar verildi.