Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi, davacı avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10/04/2018 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü yapılan tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmediğinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 21.10.2002-25.09.2012 tarihleri arasında davalı işyerinde ofset baskı uzmanı olarak çalıştığını, sigortasının 01.01.2003 tarihinden başlatıldığını, 2011 yılında kısa bir dönem için başka bir Şirkette sigorta kaydı bulunduğunu, iş akdini "fazla mesailerinin ödenmemesi" gerekçesiyle feshettiğini, 2.200,00 TL aylık net ücret aldığını, sigorta kayıtlarında ücretinin eksik gösterildiğini, işyerinde hafta içi 08: 30-19: 00 saatleri arasında Cumartesi günü ise 08: 30-08: 00 saatleri arasında çalıştığını, haftada 3 gün çalışmanın 20: 30'a kadar devam ettiğini, müvekkiline fazla mesai ücreti ödemesi yapılmadığını, haftada 64,5 saat çalıştığını, ayda 2 ya da 3 Pazar günü resmi bayramların tamamında ve dini bayramların son gününde çalıştığını, bu çalışmaların karşılığının ödenmediğini, 2012 yılına ait yıllık ücretli izninin ücretinin de ödenmediğini iddia ederek; kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık ücretli izin alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunduğunu, davacının Eylül 2012 ayında işveren vekili ile görüşme yaparak maaşının 3 katına çıkarılmasını talep ettiğini, müvekkilinin bu talebi kabul etmediğini ve davacının işyerinden istifa ayrılma konusunda ve davacıya kıdem tazminatı ödenmesi konusunda tarafların anlaştıklarını, davacıya 5.000,00 TL miktarlı ödeme yapıldığını, işyerinde 2 vardiya sistemi ile çalışıldığını, çalışma saatlerinin 08: 30-18: 00 ve 20: 30-06: 00 saatleri arasında olduğunu, fazla mesai yapıldığında bu miktarın ödendiğini, davacının usta olmadığını, düz bir çalışan olduğunu, herhangi bir eğitim sertifikası veya ustalık belgesi bulunmadığını, iş akdini haksız nedenle ve fesih sürelerine de uymaksızın feshettiğini, Pazar günleri yaptığı çalışma karşılığında hafta içi bir gün izin kullandığını, 2012 yılına ait yıllık ücretli izin hakkını kullandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davacının işyerindeki çalışma süresinin 01.01.2003 - 21.09.2012 tarihleri arasında olduğu, herne kadar davacı son ücretinin net 2.200,00 TL olduğunu iddia etmiş ise de, yapılan emsal ücret araştırması ve tanık beyanları dikkate alındığında gelen sonuçların sigorta kayıtları ve bordrolarla uyumlu olduğu görülmekle davacının maaşının net 1.116,68 TL olduğunun anlaşıldığı, bu ücret üzerinden 27.10.2014 tarihli bilirkişi raporunun birinci seçeneğinde yapılan hesaplamanın uygun görülerek ve ödenen kıdem tazminatı miktarı da göz önüne alınarak davacının bakiye kıdem tazminatı talebinin kabulüne karar verildiği, davalı tanıklarının fazla mesaiye ilişkin anlatımları, davacı beyanı ile daha çok örtüştüğü, diğer davacı tanıklarının beyanının davacın iddiasından daha fazla bir çalışmaya ilişkin beyanda bulunmaları, davalı tanıklarının ifadelerinin daha tutarlı olduklarının anlaşılması karşısındaa, davalı tanıkları dikkate alınarak 27.10.2014 tarihli bilirkişi raporunun birinci seçeneğinde yapılan hesaplamalar doğrultusunda fazla mesai ücreti alacağına ilişkin talebin kabulüne karar vermenin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Taraflar arasında davacı işçinin aylık ücret miktarı uyuşmazlık konusudur.
Dosya içeriğine göre; davalı işyerinde 01.01.2003-21.09.2012 tarihleri arasında ofset baskı ustası olarak çalışan davacı aylık en son ücretinin 2.200,00 TL. net olduğunu iddia etmiş, davalı işveren ise davacını iddia ettiği gibi ofset baskı ustası olmadığını ustalık ve kalfalık belgesinin bulunmadığını, ücretinin kayıtlarda göründüğü gibi olduğunu savunmuştur.
Davacı ustalık sertifikasını dosyaya sunmuştur. Uyuşmazlığın halli için emsal ücret araştırması yapılmış, taraf tanıkları dinlenmiştir.
Hükme dayanak bilirkişi raporunda iddia ve savunmaya göre seçenekli hesaplama yapılmış, davacının en son aylık ücreti birinci seçenekte brüt 1.536,53 TL. ikinci seçenekte ise net 2.200,00 TL. olarak kabul edilmiştir.
Mahkemece birinci seçeneğe itibarla hüküm kurulmuştur.
Dosya içeriğindeki bilgi, belgeler ile aynı gün temyiz incelemesi yapılan emsal 2015/10256 ve 2015/10260 esas sayılı dosyaların birlikte incelenmesinden; davalı işyerinde ücretlerin bir kısmının elden ödendiği, çalışan ustalara kıdeme, 2 renk veya 4 renk ustası olmasına göre farklı ücretler ödendiği anlaşılmakla davalı işyerinde 9 yılı aşkın 4 renk ustası olarak çalıştığı anlaşılan davacı işçinin en son aylık ücretinin net 2.150,00 TL. olduğunun kabulü dosya içeriğine uygun olacaktır. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

3-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı davalı işyerinde normal mesainin 08.30-19.00 saatleri arasında olduğu halde haftada 3 gün tam 12 saat çalıştırılarak akşam 20.30 a kadar mesai yaptırıldığını, her gün yalnızca yarım saat ara dinlenmesinin verildiğini, Cumartesi günü ise 08.30-18.00 saatleri arasında çalıştığını, ancak fazla çalışma karşılıklarının ödenmediğini iddia ederek fazla çalışma iddiasında bulunmuştur.
Hükme dayanak bilirkişi raporunda, davacı ve davalı tanık beyanlarına göre seçenekli olarak 15 saat ve 6 saat fazla mesai hesaplanmış, Mahkeme de davalı tanık beyanlarına göre yapılan 6 saatlik seçeneğe itibarla karar vermiştir.
Dosya içeriğindeki bilgi, belgeler ile aynı gün temyiz incelemesi yapılan emsal 2015/10256 ve 2015/10260 esas sayılı dava dosyalarından, ayrıca taleple bağlılık ilkesinden hareketle; davacının davalı işyerinde haftanın 6 günü 08.30-18.00 saatleri arasında çalıştığı, bu çalışma süreleri dışında haftada iki gün çalışmasının 12 saat sürdüğü, günlük 1 ve 1,5 saat ara dinlenmelerinin tenzili ile de fazla çalışmasının haftalık 9 saat olduğunun ispatlandığı anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle Mahkemece davacının fazla çalışmasının haftalık 9 saat üzerinden hüküm altına alınması gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır.

4-Hükmedilen miktarların brüt mü yoksa net mi olduğunun kararda gösterilmemesi, infazda tereddüde mahal verebileceğinden 6100 sayılı HMK.nun 297/2.maddesine aykırı olup, bu yönüyle de usule ve kanuna aykırı kararın bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 10.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.