DAVA TARİHİ

HÜKÜM:
Esastan ret

Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; Kanada uyruklu olan müvekkilinin ... ticareti yapan 1 numaralı davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin diğer ortağının ise dava dışı ... ... olup adı geçen kişinin aynı zamanda şirket müdürü olarak da görev yaptığını, müvekkilinin, ... ...'nun ... sarsıcı davranışları nedeniyle 1 numaralı şirketin fesih ve tasfiyesi için dava açtığını, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiğini ancak hükmün henüz kesinleşmediğini, ... ...'nun bu aşamadan sonra müvekkilinin tasfiye payını engellemek amacıyla aynı adreste 2 numaralı davalı şirketi kurduğunu, 1 numaralı davalı şirketin tüm mal varlığını ve çalışanlarını bu şirkete aktardığını ve şirket işlemlerini muvazaalı bir şekilde bu şirket üzerinden yürüttüğünü, her iki şirket arasında fiili ve organik bağ bulunduğunu ileri sürerek davalı şirketler arasındaki organik/hukuki bağın tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar, cevap dilekçesi sunmamıştır.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından açılan tespit davasında, davalı şirketler aleyhine açılacak davada organik bağın tespiti yapılabileceğinden iş bu tespit davasının açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme gerekçesinin anlaşılamadığını, davalı şirketlerin yetkili müdürü ... ...'nun, müvekkilinin açtığı ve kazandığı 1 numaralı şirketin feshi ve tasfiyesi davasının hükmünü etkisiz bırakmak için aynı adreste 2 numaralı şirketi kurduğunu ve bütün ... ticaretini ... kurduğu bu şirket üzerinden devam ettirerek 1 numaralı şirketin atıl kalmasına ve zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin 1 numaralı şirkete koyduğu sermayeyi tasfiye sonucu alamamasının söz konusu olacağını, bu tespit davası ile, her iki şirket arasındaki hukuki-organik bağın tespiti ile 1 numaralı davalı şirketin tasfiyesi sonucu müvekkilinin sermaye alacağını alamaması halinde, alacağının 2 numaralı davalı şirketten talep edilebilmesini imkan tanınması amaçlandığını, işbu davadaki hukuki yararın ziyadesiyle fazla ve önemli olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, davacının, davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğunun tespiti amacıyla iş bu tespit davasını açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri ve aynı Kanun'un 106 ıncı ve 114 üncü maddeleri.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.