İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
A. Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2021 tarihli ve 2021/45 Esas, 2021/425 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkrasları uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 01.12.2021 tarihli ve 2021/3219 Esas, 2021/2768 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. İhbarı kimin yaptığının araştırılmaması, tutanak tanıklarının dinlenilmemesi sebebiyle eksik inceleme yapıldığına, 4. Aramanın hukuka aykırı olduğuna, 5. Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine, 6. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 7. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Kolluk güçlerine gelen ihbarda belirtilen adreste sanığın sürekli kapıya gelen şahıslara el sıkışırken uyuşturucu madde alışverişi yaptığının belirtilmesi üzerine, ihbara konu adreste yapılan aramada girişe göre sağda bulunan odadaki çekmecede iki adet 0.72 gram ve 0.56 gram ağırlığında kokain, aynı çekmeceli masa üzerinde uzaktan kumanda şeklinde dizayn edilmiş ve aosai ibaresi bulunan siyah renkli dijital hassas terazinin, gardrop içerisinde şeffaf poşete sarılı vaziyette 42,15 gram ağırlığında sentetik
kannabinoid grubunda yer alan 5CL-ADB-A etken maddesi ihtiva eden uyuşturucu maddenin, içeri girildiğinde sağ tarafta bulunan duvara sabit tahta üzerinde şeffaf poşete sarılı vaziyette 26,90 gram ağırlığında sentetik kannabinoid grubunda yer alan 5CL-ADB-A etken maddesi ihtiva eden uyuşturucu maddenin ele geçirildiği olayda; sanık her ne kadar ele geçen uyuşturucu maddeleri kullanmak amacıyla bulundurduğunu ve gümüş işiyle uğraştığı için evinde hassas terazinin bulunduğunu savunmuşsa da; sanığın ismi ve ikametine yönelik uyuşturucu satışı yapıldığına ilişkin ihbar bulunduğu, sanığın evinde yapılan aramada hem kokain hem de sentetik kannabinoid ihtiva eden farklı cinsteki uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, sanığın evinde farklı cinste uyuşturucu maddeler bulundurmasındaki amacın farklı kullanıcılara hitap etmek olduğunun kabul edildiği, ele geçen uyuşturucu madde miktarının kişisel kullanım sınırının üzerinde olduğu ve arama yapılan evden hassas terazi de ele geçirildiği, sanığın hassas teraziyi de uyuşturucu madde ticaretinde kolaylık sağlaması için bulundurduğu nazara alındığında, sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu ve üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği sabit bulunduğu gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükme yapılan eleştiri dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 01.12.2021 tarihli ve 2021/3219 Esas, 2021/2768 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.01.2024 tarihinde karar verildi.