İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2019 tarihli ve 2018/625 Esas, 2019/373 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesi, 5271 sayılı CMK'nın 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 01.10.2021 tarihli ve 2020/17 Esas, 2021/1476 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 21.11.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1- Kararın hukuka, usul ve yasalara, hak ve nefaset kurallarına aykırı olduğuna,

2- Sanığın atılı suçu işlemediğine ve suç kastı bulunmadığına,

3- Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına,

4- Hata hükümlerinin değerlendirilmesi neticesinde CMK'nın 223/2-c maddesinin tatbiki ile beraat kararı verilmesi gerektiğine,

5- Mahkumiyetini gerektirir delil bulunmadığına,

6- Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verdiğinin kabulü ile sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Örgütle bağlantısını 2014 yılının ortalarına kadar kabul eden ve ByLock programının kullanıcısı olduğuna ilişkin herhangi bir anlatımda bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; dosyaya istinaf kanun yolu aşamasında gönderilen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 13.11.2019 tarihli yazısı ve eklerinde ''sanığın Adalet Bakanlığı ... ve taşra teşkilatı mahrem hizmetler yapılanmasında isminin bulunduğunun'' bildirilmesi, yine Ankara İl Emniyet Müdürlüğünün 07.02.2020 tarihli yazısı ekinde sanığın ByLock kullanıcısı olduğuna dair ''araştırma raporu'' gönderilmesi, ayrıca temyiz kanun yolu aşamasında da sanığa ait olduğu belirtilen 468486 ID nolu 16.03.2022 tarihli ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağının gönderilmesi ve yazışma içeriklerinin 2016 yılının şubat ayına kadar devam ettiğinin görülmesi karşısında; bu hususlar sanık hakkında aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin kararlarında yukarıda belirtilen eleştiri dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, silahlı terör örgütüne üye olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 01.10.2021 tarihli ve 2020/17 Esas, 2021/1476 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.01.2024 tarihinde karar verildi.