Davacı, kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ücret, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 13/09/2008-30/10/2013 tarihleri arasında davalı şirkette makinacı olarak çalıştığını, davacının iş akdinin işçilik alacakları ödenmediğinden davacı tarafça haklı olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile fazla mesai ücret alacağı, hafta tatili,ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağı ile ücret alacakları istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iddiaları kabul etmediklerini, davacının iş akdini bildirimsiz feshettiğini savunarak, davanın zamanaşımı, usul ve esas yönünden reddini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının iş akdini fesihte haklı olduğu,bu sebeple kıdem tazminatına hak kazanmış olduğu, fazla mesai, hafta tatili alacağı, bayram-genel tatil alacağı ve ücret alacağına hak kazanmış olduğu, fazla mesai, bayram-genel tatil, hafta tatili alacağı yönünden 1/3 hakkaniyet indirimi yapılmak sureti ile değerlendirilmesi gerektiği, dava açıldıktan sonra davalı tarafça, davacıya ücret alacağının ödendiği bildirildiğinden ücret alacağı hakkında konusuz kaldığı anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:

1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Somut uyuşmazlıkta, Yerel mahkemece hükmedilen fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil ücretinden yapılan takdiri indirim dışında reddedilen bir miktar bulunmamasına karşın, davalı lehine red vekalet ücretine hükmedilmiş ise de Dairemizin uygulaması gereği takdiri indirim nedeniyle reddedilen miktarda vekalet ücretine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK.nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
F) Sonuç:

Hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinin çıkartılarak, yerine;
“4- Kısmi ret karineye dayalı makul (taktiri) indirimden kaynaklandığından, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,” bendinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 10.04.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.