Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Sanığa isnat olunan suçun taksirle orman yangınına sebebiyet vermek olduğu ve 6831 sayılı Kanun'un 110. maddesinde düzenlendiği, mahkemece sanığın bu suçtan mahkumiyetine karar verdiği halde sevk maddesinde yanılgıya düşerek 6831 sayılı Kanun'un 110/3. maddesi yerine 108/3. maddesinden hüküm kurulması,
Kanuna aykırı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 322. maddesi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan hükmün birinci fıkrasınındaki '108/3-1" ibaresinin ve hükmün ikinci fıkrasındaki " 108/3-2. cümlesi" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine, birinci fıkrasına "110/3-1.cümle" ibaresinin, ikinci fıkrasına " 110/3-2.cümle" ibaresinin eklenmek suretiyle başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.