...

Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

1. Kadastro sırasında; ... ili ...,... Mahallesi çalışma alanında bulunan 101 ada 17 parsel ... 5.681,49 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliği ile 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) Geçici 8 inci maddesi gereğince davalı adına tespit edilmiştir.

2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, daha önce yapılan kadastro çalışmaları esnasında orman olduğu gerekçesiyle tescil harici bırakıldığını bu nedenle kişiler adına yazılamayacağı gerekçeleri ile davalı adına yapılan kadastro tespitinin iptali ile dava konusu taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir.

Davalı, davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli ve 2015/151 Esas, 2016/60 Karar ... kararı ile davalı lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir.

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 05.11.2019 tarihli ve 2017/7414 Esas, 2019/6284 Karar ... kararıyla çekişmeli taşınmazın orman içi açıklık vasfında olduğu, orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanların orman sayılan yerlerden oldukları ve Devlet ormanı olarak sınırlandırılmaları gerektiğinden zilyetlik yolu ile kazanılamayacakları ve özel mülk olarak tescil edilemeyeceklerinden davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçeleri ile Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar vermiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekişmeli taşınmazın orman içi açıklık vasfında olduğu gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, çekişmeli 101 ada 17 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı ..., çekişmeli taşınmazın uzun yıllardır zilyetliğinde olduğunu mülkiyet hakkının korunması gerektiğini orman ile çevrili alandaki taşınmazının bir parsel değil iki parselden ibaret olduğunu hak kaybına uğradığını bu nedenlerle hükmün bozulmasını istemiştir.

Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.

6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kanun'un geçici 8 inci maddesi.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 ... Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davalı ...'ün yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

3402 ... Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına,

1086 ... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk derece Mahkemesine gönderilmesine,

01.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.