Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ulukışla Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.05.2014 tarihli ve 2013/176 Esas, 2014/129 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan neticeten; 5 yıl 10 ... hapis ve 15.000,00 TL adlî para cezasına, hak yoksunluklarına ve gümrük kaçağı eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
2. İşbu kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2019/9898 Esas, 2021/3911 Karar sayılı ilâmıyla; 7242 sayılı Kanun'un 61 inci ve 62 nci maddeleri ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 5 inci maddelerinde sanık lehine hükümler içeren değişikliklerin yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ulukışla Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2022 tarihli ve 2021/215 Esas, 2022/110 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan neticeten; 5 yıl 10 ... hapis ve 15.000,00 TL adlî para cezasına, hak yoksunluklarına ve gümrük kaçağı eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
Sanık ve sanık müdafiin temyiz sebepleri; gizli tankın varlığından sanığın denetim sonrası haberinin olduğuna, sanığın suç kastının bulunmadığına, suça konu petrol istasyonunun hangi tarihte kimden devralındığının araştırılmayarak eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın suça konu akaryakıtı gaz yağı olarak satın aldığını bilmesi nedeniyle suçun maddi unsurunda hataya düşüldüğüne, doğrudan verilen adlî para cezasının miktarının sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri dikkate alınmadan belirlendiğine, eşyanın müsadere edilemeyeceğine, hüküm duruşması öncesinde ibraz edilen mazeret dilekçesinin reddine karar verilerek sanığın savunma hakkının kısıtlandığına, 5607 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin sekizinci fıkrasında belirtilen nitelikli halin oluşmadığına, ceza miktarı bakımından gerekçesi izah edilmeden asgari hadden uzaklaşılmasına ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
1. İhbar üzerine sanığın işletmeciliğini yaptığı petrol istasyonunda jandarma ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu denetçileriyle birlikte yapılan kontroller esnasında, lisansa esas teşkil eden ruhsat ve vaziyet planında yer alan bir akaryakıt deposundan 5.720 kg kaçak akaryakıt ve lisansa esas teşkil eden ruhsat ve vaziyet planınında yer almayan, diğer tanklara elektrikli pompa ve hortum düzeneği vasıtasıyla bağlantısı bulunan gizli tanktan ise 19.020 kg kaçak akaryakıt olmak üzere toplamda 24.740 kg kaçak akaryakıt ele geçirilmiştir.
2. Sanık savunmasında; suça konu petrol istasyonunu 2011 yılında devraldığını, devraldıktan yaklaşık bir yıl sonra devraldığı kişinin kendisine gizli tanktan bahsettiğini ve ruhsata işli olduğunu söylediğini, içinin temiz olduğunu gördükten sonra kullanmaya başladığını, ele geçirilen akaryakıtı gaz yağı olarak satın aldığını, ancak herhangi bir faturası olmadığını, gizli olduğu belirtilen tankta mevcut olan düzeneği görünce gizli tank olabileceğinden şüphelenmediğini, bu tankın içindeki yakıtı çekmek için kullanılmış olabileceğini düşündüğünü beyan etmiştir.
3. Tübitak Marmara Araştırma Merkezi Enerji Enstitüsü (TÜBİTAK-MAM) tarafından düzenlenen 18.07.2013 tarihli analiz raporlarında, suça konu numunenin solvent ve yağ asidi metil esterinden oluştuğu ve enerji elde etmek amacıyla taşıtlarda kullanılabileceği belirtilmiştir.
4. Makine mühendisi bilirkişisinin 10.04.2014 tarihli raporunda, suça konu gizli tankın vaziyet plan ve projesinde mevcut olmadığı belirtilmiştir.
1. Sanığın uhdesinde Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olan 24.740 kg kaçak akaryakıtın ele geçirilmiş olması, sanığın akaryakıtı gaz yağı olarak satın aldığını bilmesine rağmen herhangi bir fatura ibraz edememesi, lisansa esas teşkil eden belgelerde gizli tankın mevcut olmadığı görüldüğünden petrol istasyonu işletmeciliği yapan ve gizli tankı kullandığını beyan eden sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşılması karşısında sanığın eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ulukışla Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.03.2022 tarihli ve 2021/215 Esas, 2022/110 Karar sayılı kararında sanık ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.01.2024 tarihinde karar verildi.