Mahkumiyet

5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal hükmü ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Samandağ Asliye Ceza Mahkemesinin 22.11.2013 tarihli 2013/318 Esas ve 2013/547 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında defter ve belge gizleme suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün sanık ve müdafii tarafından temyiz edildiği, aleyhe temyiz bulunmadığı ve bu hükümde sanık hakkında tekerrür hükmünün uygulanmadığı gözetilmeden, bozma sonrası yapılan yargılamada 1412 sayılı CMUK'nin 326/son maddesinde düzenlenen kazanılmış hak ilkesine aykırı biçimde sanık hakkında TCK’nin 58. maddesinin uygulanması,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz talebi bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, tekerrür uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.01.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.