Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 11.09.2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının nitelikli cinsel istismar suçundan yapılan yargılamada 14/02/2008 tarihinde gözaltına alındığı, 15/02/2008 tarihinde tutuklandığı, 17/06/2008 tarihinde tahliye edildiği, yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine karar verildiği, davacının bu süre zarfında maddi ve manevi zararlara uğradığı, atılı suçun cinsel istismar olması nedeniyle ailesi ve toplum nezdinde onurunun kırıldığı, tutuklanmadan önce marangozluk yaptığı, aylık gelirinin 3000-4000 TL civarında olduğunu belirterek tutuklanma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 100.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi talep olunmuştur.
2. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tazminat koşullarının oluşmadığını, tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
3. Zile Ağır Ceza Mahkemesinin 21.10.2020 tarihli ve 2020/94 Esas, 2020/124 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.01.2021 tarihli ve 2020/1004 Esas, 2021/53 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ... davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 03.01.2022 tarihli tebliğnamesi ile temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir.
Davacı vekilinin temyiz istemi;
Tazminat miktarlarının yetersiz olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mahkeme gerekçesinde;
''... Davacının ''cinsel istismar'' suçundan 14/02/2008 - 17/06/2008 tarihleri arasında 123 gün gözaltında / tutuklu kaldığı, yapılan kovuşturma sonucunda hakkında beraat kararı verildiği bu kararın 24/06/2020 tarihinde kesinleştiği ve işbu tazminat davasının da CMK'nın 142/1 maddesindeki yasal süre içerisinde 11/09/2020 tarihinde açıldığı,bu nedenle davacının yukarıda belirtilen esaslar ve içtihatlar doğrultusunda, çalışamadığı 123 gün için tutuklanmadan önce geçimini sağladığı iş ve bu işten aylık ne kadar kazancı olduğuna dair dosyaya herhangi bir belge sunamadığı dikkate alınarak Asgari Ücret Tarifesine uygun olacak şekilde 14/02/2008 - 17/06/2008 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kaldığı süre için 1.974,35 TL maddi tazminatın talep gereği tutuklama tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsili ile davacıya verilmesine, her ne kadar davacı vekili, davacının cezaevinde kaldığı zaman diliminde yaptığı harcamaların da maddi tazminat olarak ödenmesini talep etmiş ise de; Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin yerleşik içtihatları da gözönüne alınarak bu harcamaların CMK'nın 141 ve devamı maddelerinde düzenlenen maddi tazminat kapsamında değerlendirelemeyeceğinden bu yöndeki talebin reddine, yine yukarıda belirtilen içtihatlar doğrultusunda özgürlüğünden yoksun kaldığı zaman dahilinde çektiği elem ve üzüntünün davacıyı manevi çöküntü içinde bıraktığı ve objektif bir kriter olmamakla birlikte, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre, davacı vekilinin talep ettiği miktar gözönünde bulundurularak zenginleşme sonucu doğurmayacak şekilde hak ve nesafet kuralları dikkate alınarak 11.000,00 TL manevi tazminatın; talep gereği tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, davacının vekilinin ücret-i vekalet ve yargılama gideri talebi bulunduğundan yürürlükte bulunan AAÜT gereği ücret-i vekalete hükmedilmesine ve yargılama giderlerinin davanın niteliği gereği hazine üzerinde bırakılmasına dair oy birliği ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' denilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminatın 1942,24 TL, vekalet ücretinin 1941,34 TL olarak değiştirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
1. Tazminat talebinin dayanağı olan Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/118-232 E-K sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının çocuğun cinsel istismarı suçundan 14.02.2008 tarihinde gözaltına alındığı, 15.02.2008-17.06.2008 tarihleri arasında 124 gün tutuklu kaldığı, yapılan kovuşturma sonucunda hakkında beraat kararı verildiği bu kararın 24/06/2020 tarihinde kesinleştiği gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
2. Asgari ücreti aşan bir geliri olduğunu belgeleyemeyen davacı lehine asgari ücret üzerinden hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiş olup, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunduğu anlaşılarak hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde 3 nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.01.2021 tarihli ve 2020/1004 Esas, 2021/53 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Zile Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.01.2024 tarihinde karar verildi.