İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.10.2019 tarihli ve 2019/164 Esas, 2019/307 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 22.06.2020 tarihli ve 2020/53 Esas ve 2020/1182 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; temyiz isteminin esastan reddi ile kararın onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Mağdur ifadesinin olayın tek delili olması karşısında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Yağma suçunun nitelikli halinin olayda gerçekleşmediğine,
3. Teşebbüs hükümleri uygulanması gerektiğine,
4. Malın değerinin azlığına ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdur ...'ın 01.12.2018 tarihinde saat 16.30 sıralarında ... AVM'deki restorandan yemek almak için sıraya girdiği bu sırada suça sürüklenen çocuğun mağdurun yanına geldiği ve bir kişiyi aramak için mağdurdan telefonunu istediği, mağdurun bu isteği geri çevirmek amacıyla kontörünün olmadığını söylediği, suça sürüklenen çocuğun mağdurun elinden telefonunu zorla çekip aldığı, koluna girerek mağduru ... AVM'den çıkarıp ... AVM'ye doğru götürdüğü, mağdurun telefonunun suça sürüklenen çocukta olması sebebiyle mağdurun sesini çıkaramadığı, taraflar ... AVM tarafına geçtikten sonra suça sürüklenen çocuğun mağdura zorla yemek ısmarladığı, mağdura hitaben "bundan sonra benimle takılacaksın. Tezgahım var. Taş eroin uyuşturucu satarsın.'' şeklinde sözler sarf ettiği, yemekten sonra suça sürüklenen çocuğun, mağduru AVM terasına çıkarttığı, mağdurdan aldığı telefonun şifresini sorduğu ve zorla telefona yazmasını istediği, mağdur istemese de şifreyi suça sürüklenen çocuğa verdiği, suça sürüklenen çocuğun mağdurun telefonu ile görüşme yaptığı ve bu sırada telefonu alarak dışarı çıktığı, mağdurun telefonunu almak amacıyla suça sürüklenen çocuğu takibe başladığı ve telefonunu geri istediği, suça sürüklenen çocuğun mağduru "git yoksa seni öldürürüm" diyerek tehdit ettiği, mağdurun telefonunu almak için hamle yapması üzerine suça sürüklenen çocuğun mağdurun suratına üç defa yumrukla vurduğu ve "gelme öldürürüm" dediği, mağdurun telefonunu tutarak çekiştirmesi üzerine mağdura dört defa daha vurduğu, mağdurun telefonu suça sürüklenen çocuktan zorla almayı başararak kaçtığı olay maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
2. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan mağdura ait 14.01.2019 tarihli rapora göre yaralanmanın kişinin yaşamını tehlikeye sokmadığı, basit tıbbi müdehaleyle giderilebilecek hafif nitelikte olmadığı ve kırığın yaşam fonksiyonlarına etkisi orta (2) olduğu kanaatinin bildirildiği belirlenmiştir.
3. Suça sürüklenen çocuk aşamalardaki beyanlarında mağdura vurduğunu kabul etmiştir. Fakat telefonunu almadığını, mağdurun annesini araması amacıyla telefonu kendi rızası ile verdiğini beyan etmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
1. Sanığın Beraat Etmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Mağdur ile suça sürüklenen çocuğun önceden tanışıklığının olmadığı ve aralarında husumet bulunmadığı, mağdurun tıbbi raporu ve suça sürüklenen çocuğun tevil yollu ikrarı karşısında ileri sürülen temyiz sebebi yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Malın Değerinin Azlığının Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Suça sürüklenen çocuğun almaya çalıştığı telefonun değerinin az olmaması karşısında ileri sürülen temyiz sebebi yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yağma Suçunun Nitelikli Halinin Gerçekleşmediğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Yağma suçunda telefonun alınma anı alışveriş merkezi içerisinde olsa da, yağma suçuna dönüştüğü yerin alışveriş merkezi dışında olması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 148 inci maddesinin uygulanması yerine, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Teşebbüs Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Suça sürüklenen çocuğun mağdurdan aldığı telefonu aldıktan sonra olay yerinden uzaklaşamadan mağdur tarafından telefonun geri alındığının anlaşılması karşısında suça konu cep telefonu suça sürüklenen çocuğun hakimiyet alanına girmediğinden suça sürüklenen çocuk hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerekirken tamamlanmış suçtan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 22.06.2020 tarihli ve 2020/53 Esas ve 2020/1182 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
09.01.2024 tarihinde karar verildi.