466 sayılı Kanuna göre tazminat
81,4 TL maddi, 2500 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine.
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, Davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kesinleşmiş beraat kararının davacıya tebliğ edildiğinin dosya içeriğinden anlaşılmaması karşısında, 5320 sayılı Kanunun 6. maddesi ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23.03.2010 gün ve 2009/256 esas, 2010/57 sayılı kararı da göz önüne alınarak, davanın süresinde açıldığının kabulü isabetli bulunmuş olup bu nedenlerle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine, ancak;
Davacının tutuklu kaldığı sürenin 2 gün eksik hesaplanması suretiyle maddi tazminatın eksik tayini,
Kanuna aykırı olup hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu cihetin yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki maddi tazminat miktarının 89,54 TL'ye yükseltilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.11.2012. tarihinde oybirliğiyle karar verildi.