Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 26/07/2011 gününde verilen dilekçe ile haksız fiilden kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 17/04/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, haksız eylem (tehdit ve hakaret) nedeni ile uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacılar tarafından temyiz olunmuştur.
Davacılar, davalının düğünü esnasında kardeşleri ile düğüne katılan bir şahıs arasında kavga çıktığını, yaralama sonucu düğün merasiminden sonra olayın adliyeye intikal ettiğini, davacıların babaları ile kardeşlerinin jandarmada olduğu esnada davalı ve yanında kardeşleri de olmak üzere sadece kadınların evde olduğu sırada evin önüne gelerek davacıları silahla tehdit ettiğini ve sinkaflı küfürler ettiğini, bu durumun ceza davasıyla sabit olduğunu beyanla manevi tazminat ödetilmesini istemişlerdir.
Davalı, davacıların kardeşlerinin düğün merasiminde olaya sebebiyet vererek iki kişiyi yaraladıklarını, kendisinin yaralananlardan birini hastaneye götürüp ilgilendiğini, gece geç saatlerde hastaneden ayrıldığını, o saatten sonra atfedilen suçu işlemesinin mümkün olmadığını beyanla istemin reddine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, ceza mahkemesi kararı, tanık beyanları ve dosya kapsamından; davacı taraf her ne kadar davalı aleyhine manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemişse de ceza mahkemesince dosyamız davalısı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı sonuç itibariyle kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü olmayıp, sanık hakkında verilen karar 5 yıl içinde tekrar suç işlememesi durumunda tekrar ele alınıp düşme kararı verilmesi gereken bir dosya olduğu, ceza mahkemesi bir kısım davacı tarafa yakın tanıkların beyanlarına üstünlük tanınarak bu şekilde hüküm kurulmuş olsa da, dosyada dinlenen ve davalı lehine olan diğer tanıkların beyanlarına neden itibar edilmediğinin gerekçe kısmında tam olarak açıklanamadığını, mahkemece de ceza dosyasındaki yargılamaya üstünlük tanınması ve davalının davacılara yönelik olarak silahla tehdit ve hakaret suçlarını işlediğinin kabulü halinde dahi, ceza yargılamasına konu olayın gerçekleştiği tarihte davalının düğün töreninin olduğu, düğünde davacıların kardeşlerinin düğüne katılan iki kişiyi tanık anlatımlarından anlaşıldığı üzere bıçakla yaraladıklarının anlaşıldığı, bu şekilde bir olayın meydana gelmesine sebebiyet vermeleri nedeniyle davalıda elem, keder, üzüntünün oluştuğunu kabul ederek istemin reddine karar verilmiştir.
-/-

-2-
2012/11012-2012/18134

İncelenen ceza dosyası kapsamında davalı ...'ın davacıları silahla tehdit ve alenen hakaret ettiği sabit kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiş ve CMK'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Her ne kadar mahkemenin gerekçesinde belirtildiği gibi hükmün açıklanmasının ertelenmesi kesinleşmiş bir mahkeme hükmü sayılmasa da dosya arasında bulunan Bafra C. Başsavcılığının 2008/1109 sayılı soruşturma dosyasına ait tanık beyanıyla davalının davacılara yönelik tehdit ve hakaret eylemleri sabittir. Mahkemece olayın seyrine ilişkin davacı yanca yapılan haksız eylemler tazminat davasında ret gerekçesi olmayıp, tazminat miktarında indirim nedeni olacağından BK'nun 49. maddesi uyarınca davacılar yararına uygun bir manevi tazminat takdiri gerekir iken, yerel mahkemece yazılı gerekçelerle istemin reddine karar verilmiş olması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 28/11/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.