Mahkumiyet
1-Sanığın, sahte maaş bordrosu ve hizmet döküm belgesi ibraz ederek bankadan konut kredisi almak suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; dosyada mevcut suça konu üzerinde hizmet dökümü yazan imzasız bilgisayar çıktısının belge vasfını taşımadığı, suça konu maaş bordrosunun dosyada aslının bulunmadığı ve 22.07.2013-26.07.2013 tarihli bilirkişi raporlarının fotokopi belge esas alınarak düzenlendiği anlaşılmakla; sahte olduğu iddia edilen maaş bordrosu aslının temini ile belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğundan, suça konu belgenin duruşmada incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve denetime olanak verecek şekilde belgenin dosya içerisine konulması, aldatma yeteneğinin ne şekilde gerçekleştiğinin gerekçeli kararda tartışılması, suça konu maaş bordrosu aslı üzerinde, maaş bordrosunda yer alan işyeri kaşesi üstündeki imzanın şirket yetkilisi ile sanığın eli ürünü olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, belge aslının ele geçirilememesi halinde ise, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarih ve 232/250 sayılı kararında açıklandığı üzere, onaysız fotokopi niteliğinde olup suret belge özelliği taşımayan belgelerin hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı ve aldatıcılık yeteneği bulunmayacağından özel belgede sahtecilik suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağı gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2- Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.