Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.11.2015 tarihli ve 2015/71 Esas, 2015/206 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.

1. Sanığın, ... Oto Kiralama Şirketi yetkililerinden araç kiralamak için kız arkadaşı olan katılanın kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle katılan adına bono düzenlediği, senet bedelinin ödenmemesi nedeniyle katılan aleyhine icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.

2. Sanık üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir.

3. Katılanın aşamalardaki beyanları istikrarlıdır.

4. İskenderun İcra Hukuk Mahkemesinin, 2014/234 Esas sayılı dava dosyası kapsamında ... Polis Kriminal Labaratuvarı Müdürlüğü tarafından tanzim olunan, 26.11.2014 tarihli Bilirkişi Raporu'nda suça konu senet üzerinde yapılan kriminal inceleme sonucunda senet üzerindeki imzaların katılanın eli ürünü olmadığının belirtildiği ve rapor suretinin dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır.

5. Sanık hakkında kurulan hükümde tekerrüre esas alındığı belirlenen Akçaabat Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.07.2012 tarihli ve 2008/479 Esas, 2012/72 Karar sayılı ilâmına konu suçun, 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçuna ilişkin olduğu ve bahse konu ilâmın, 14.08.2018 tarihli ve 2008/479 Esas, 2012/72 Karar sayılı ek karar ile uzlaşma nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verildiği saptanmıştır.

6. Sanığın güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiş ve tekerrüre esas başkaca ilâmının bulunmadığı tespit edilmiştir.

1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

3. Olay ve Olgular başlığı altında (5) numaralı paragrafta yer verilen husus karşısında sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı hâle geldiği belirlenerek söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Gerekçe bölümünde (3) numaralı paragrafta açıklanan nedenle İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.11.2015 tarihli ve 2015/71 Esas, 2015/206 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan tekerrür hükümlerinin uygulandığı (7), (8) ve (9) numaralı paragrafların hükümden tamamen çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

31.10.2023 tarihinde karar verildi.