SUÇLAR: Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık ...'ın yokluğunda verilip 21.04.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 07.06.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.02.2016 Tarihli ve 2015/162 Esas, 2016/75 Karar Sayılı Kararı ile
1. Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Sanık ... hakkında;
a) Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl ve 52.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca cezasının mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
b) Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, aynı Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca cezasının mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
Sanık ...'nın temyiz isteği, suça konu çekin asıl mağdurunun kendisi olduğuna, ... ile hiç çek ticareti yapmadığına, çekte cirosunun olmadığına, çekin sahte olduğunu bilmediğine, akıl ve sinir hastası olduğuna, sara ve epilepsi hastalığından dolayı ticaret zamanında olanları hatırlamadığına, anılan nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
07.10.2003 tarihli epilepsi tanısına ilişkin Antakya Devlet Hastanesi Sağlık Kurulu Raporu sunduğu görülmüştür.
1.Dava konusu olay, sanığın, katılan ... ile yapmış olduğu patates alışverişine istinaden katılana suça konu Garanti Bankası'na ait 01.01.2012 tarihli, 26.000,00 TL bedelli sahte çeki vermek suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasına ilişkindir.
2. 16.11.2011 tarihli Garanti Bankası yazıları, katılan ...'ın aşamalardaki ifadeleri, sanık ... ve ...beyanları ile tanık ..., ... beyanlarının dosya arasında olduğu görülmekle, özetle katılan ... ile çok defa patates alışverişinde bulunan asıl kişinin sanık ... olduğu, bu sıralarda yanında ... ve ... isimli kişilerinde zaman zaman bulunduğu, katılan ...'ın suç tarihinde sanıktan çeki aldıktan sonra çekin sahte olduğundan şüphelenerek sanık henüz ayrılmadan sanıkla birlikte bankaya sordurmak bahanesiyle gittiği, çeki sordurması için sanığa verdiği ve ibrazda sahte olduğu belirlenen çek ile birlikte sanığın yakalandığı anlaşılmıştır.
3. Suça konu çek üzerinde yapılan incelemeye ilişkin Kayseri Kriminal Polis Laboratuvarınca düzenlenen uzmanlık raporlarında, çek üzerinde bulunan yazıların, evvelce mevcut olan yazı ve rakamların silinmesinden sonra tahrifen yazıldıkları, yapılan sahteciliğin üçüncü kişilere karşı aldatıcılık niteliğinin bulunduğu, çek arka yüzünde ikinci ciranta ... adına yazı ve imzaların sanık ...'ya ait olduğu, çek ön yüzündeki yazı ve rakamların ise sanık ... eli ürünü olduğu, keşideci imzası ve birinci ciranta Mustafa ... adına imzaların ise aidiyetinin belirlenemediği tespitleri bildirilmiştir.
4. Sanık ...'nın soruşturma ve kovuşturma ifadelerinde, suça konu çeki katılana verip vermediği, ne şekilde ve neye istinaden verdiği, suça konu çeki hangi hukuki ilişkiye istinaden kimden aldığı yönünde farklı beyanlarda bulunduğu, çeki aldığını beyan ettiği Mustafa ... isimli birinin bulunamadığı, tanık ...'ın olayla bir bağlantısının kurulamadığı, katılan ve diğer sanık beyanlarına göre olayda zaman zaman sanığın yanında olan adı geçenin tanık ... olduğu belirlenmiştir.
5. Sanık ...'ın soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki ifadelerinde ise, özetle ...'nin iş için çağırmasıyla Nevşehir'e gittiğini, sanık ... ile orada tanıştığını, ...in patates ve soğan tüccarlığı yaptığını ve teklifi üzerine onun şoförlüğünü yaptığı sırada bir çek çıkararak senin yazın güzeldir diyerek doldurmasını istediğini, ...in talebi gibi çekin üzerini Mustafa isimli bir kişiye ait olarak doldurduğunu, bu çeki birine vererek soğan aldığını, olaya tek dahilinin çek üzerine sanığın talebiyle yazı yazmak olduğunu beyan etmiştir. Mahkemece sanık ... beyanlarının katılan beyanları ile uyumlu olduğu değerlendirilmiştir.
6. Mahkemece suça konu çek duruşmaya getirilerek özellikleri tutanağa geçirilmiş, yasal unsurları ve aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirlenmiştir.
7.Mahkemenin kabul ve uygulamasına göre, sanık ...’ın sanık ...'nın yönlendirmesi ile sahte çek ürettiği, sanık ...’in de sahte olarak üretilen bu çeki kullanarak katılan ...’dan patates aldığı maddi vakıa olarak kabul edilerek, sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmasına ilişkin temyize konu hükümler kurulmuştur.
A. Sanık ...'ın Temyiz İsteği Yönünden
Yokluğunda verilip 21.04.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 07.06.2016 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1.Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülüştür.
2. İddia, savunma ve beyanlar, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı ile yüklenen suçların sanık tarafından işlendiği ve unsurları itibarıyla oluştuğu yönünde mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemesi ve soruşturma ve kovuşturma aşamasında akıl ve sinir hastalığına ilişkin beyanı bulunmayan ve Mahkemece de bu yönde bir değerlendirmeye yer verilmeyen sanığın, temyiz incelemesine esas olmak üzere sunmuş olduğu 07.10.2003 tarihli sağlık raporu fotokopisine istinaden bulunmuş olduğu iddianın suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun değerlendirilmesi nedenleriyle kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
4. Ancak;
Sanığın tekerrüre esas alınan ... 1. Ceza Mahkemesi'nin 11.07.2007 tarihli, 2005/160 Esas ve 2007/403 Karar sayılı kararına konu 1404 TL adli para cezasının, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305/1-son maddesi uyarınca kesin nitelikte olması karşısında, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi isabetsizliğinin Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenle Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.02.2016 tarihli ve 2015/162 Esas, 2016/75 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde B bendinde açıklanan nedenle Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.02.2016 tarihli ve 2015/162 Esas, 2016/75 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hükümlerde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin kısmın tamamen çıkarılması suretiyle hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANAMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.10.2023 tarihinde karar verildi.