Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Isparta Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11.12.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2.Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 2 yıl hapis cezası ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
1.Sanık temyiz dilekçesinde somut bir temyiz nedenine yer vermemiştir.
2.Sanık 26.04.2022 tarihli ek dilekçesinde; Türk Ceza Kanununun 32 nci maddesinden faydalanması gerektiğini, sağlık raporu bulunduğunu, bu hususun araştırılması gerektiğini ve eksik araştırma ile karar verildiğini beyanla hükmün bozulmasını talep etmiştir.
Dava konusu olay; sanığın amcasının oğlu olan mağdurdan telefon görüşmesi yapmak için cep telefonunu aldığı, cep telefonunun mesaj kısmında mağdura kredi kartı geldiğini gördüğü, Denizbank Kurye net ofisine giderek kendisini mağdurun kardeşi olarak tanıttığı ve mağdura ait olan kredi kartını teslim aldığı, akabinde mağdurun bilgisi ve rızası dışında ATM'den 2.100,00 TL para çektiği iddiasına ilişkindir.
1.Tüm dava dosyası içeriği, mağdura ait kredi kartından yapılan harcamaya ilişkin Denizbank AŞ.'nin 04.06.2015 tarihli yazı cevabı, sanığın ikrarı birlikte değerlendirildiğinde, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunun unsurlarının oluştuğuna dair mahkeme kabulünde isabetsizlik bulunmamıştır.
2.Sanığın temyiz dilekçesinde psikolojik rahatsızlığının bulunduğunu belirterek sağlık raporu sunduğu, sağlık raporunda ''disosyal kişilik bozukluğu, uyum bozuklukları, kişisel psikoaktif madde kullanımı öyküsü'' tanılarının olduğunun anlaşılması karşısında; belirtilen durumların Adli Tıp uygulamaları da nazara alındığında cezai ehliyeti ortadan kaldıran rahatsızlık niteliğinde olmadığı ve sanığın halen değişik mahkemelerden verilen farklı suçlardan Isparta E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğu anlaşılmakla, sanığın cezai ehliyete yönelik araştırma yapılmasına dair temyiz itirazı yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın diğer temyiz sebepleri yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Isparta 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2016 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2023 tarihinde karar verildi.