Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat

İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Davacı vekili 29.04.2019 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 19.01.2018 tarihinde gözaltına alındığını, 23.01.2018 tarihinde tutuklandığını, 28.01.2019 tarihinde tahliyesine karar verildiğini, yargılama sonucunda davacının beraatine karar verildiğini, davacının maddi ve manevi olarak da zarara uğradığını belirtmiş, bu kapsamda 100.000,00 TL maddi ve 100,000,00 TL manevi olmak üzere toplam 200.000,00 TL tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 16.05.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süre bakımından reddedilmesi gerektiğini, talep edilen tazminatın miktarlarının fazla olduğunu, maddi zararın ispatlanması gerektiğini ve davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.

3. Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2020 tarihli ve 2019/181 Esas, 2020/69 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 04.12.2020 tarihli ve 2020/1733 Esas, 2020/4348 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 09.01.2022 tarihli tebliğnamesi temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması talep edilmiştir.

Davacı vekilinin temyiz istemi; maddi ve manevi tazminata miktarlarının az olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde;
"..Dosyada mevcut İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/111 esas sayılı cevabi yazılarında ve ekinde gönderdikleri belgeler incelendiğinde; davacının 19/01/2018 tarihinde gözaltına alındığı, 23/01/2018 tarihinde tutuklandığı, 28/01/2019 tarihinde tahliyesine karar verildiği, davacı hakkında İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 18/02/2019 tarih, 2018/111 E - 2019/33 K sayılı ilamı ile beraatine karar verildiği, davacı hakkında verilen kararın 26/02/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından, davacının bu nedenle maddi ve manevi zarara uğradığı kanaatine varılmış, davanın yasal sürede ve yetkili olan mahkememize açılmış olduğu da gözetilerek, bilirkişi Mustafa ARABACI'nın raporunda belirtilen miktar esas alınarak davacının maddi tazminat talebi kısmen kabul edilerek 20.147,76 TL (yirmibinyüzkırkyedilirayetmişaltıkuruş) maddi tazminatın davalı ... Hazinesinden alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş; yine davacının haksız gözaltı ve tutuklulukta kalması nedeniyle manevi zarara uğradığı kabul edilerek, davacının zenginleşmesine sebebiyet vermeyecek, hak ve nesafet kurallarına uygun olacak şekilde, davacının tutuklu kaldığı süre ile davacının sosyal ve ekonomik durumu da gözetilerek davacının manevi tazminat talebi de kısmen kabul edilerek takdiren 25.000,00 TL (yirmibeşbinlira) manevi tazminatın, davalı ... Hazinesinden alınarak, davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." denilmektedir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

1. Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/111 E - 2019/33 K sayılı sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 19/01/2018 tarihinde gözaltına alındığı, 23/01/2018 tarihinde tutuklandığı, 28/01/2019 tarihinde tahliyesine karar verildiği, 374 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 26.02.2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

2. Davacı lehine hükmedilen maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiş olup, davacı vekilinin bu hususa ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

3. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünün 3 numaralı bendinde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 04.12.2020 tarihli ve 2020/1733 Esas, 2020/4348 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.01.2024 tarihinde karar verildi.