İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.04.2018 tarihli ve 2017/384 Esas, 2018/237 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve son fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 30.03.2022 tarihli ve 2019/798 Esas, 2022/549 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme ilişkin katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanunu'nun 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve son fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; suçun sabit olmadığına, sopa kullanmadığına yönelik suç vasfına ve haksız tahrikin derecesine İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Tarafların aynı köyde yaşadıkları, sanık ...'in, ...'in oğlunu serviste gidip gelirken rahatsız ettiğinden bahisle tarafların olay tarihinden bir gün öncesinde serviste tartışma yaşadıkları, bu nedenle aralarında husumet oluştuğu, olay tarihinde ...'in hayvanları otlatmak için annesi ve babasının önünden yolda giderken ... ile karşılaştıkları, taraflar arasında başlayan sözlü tartışmanın karşılıklı kavgaya dönüştüğü, ...'in sopa ile kafasına aldığı darbe sonucunda ... Adli Tıp Şube Müdürlüğü raporunda belirtilen şekilde yüzde sabit iz oluşacak, kemik kırığına neden olacak ve basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı sabit görülmüş, olayın ve oluşun bu şekilde gelişip sonuçlandığı değerlendirilerek sanık hakkında kasten yaralama suçundan uygulama yapıldığı, anlaşılmıştır.

2. Sanık savunmaları, katılan ve tanıklar beyanları, ... Adli Tıp Şube Müdürlüğü raporu, nüfus ve adli sicil kayıtları ile tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde, ilk haksız hareketin hangi yandan geldiği tespit edilemeyen olayda haksız tahrikin derecesinin asgari oranda uygulanması gerektiği nazara alınarak İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, sanığın temyiz dışı babası ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde

hareket ettikleri, eyleme uyan suç vasfının doğru belirlenerek, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu anlaşıldığından sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 30.03.2022 tarihli ve 2019/798 Esas, 2022/549 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğu ile TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.01.2024 tarihinde karar verildi.

Katılan sanık ...'un yine katılan sanık ...’ın oğlu ile serviste tartışması üzerine olay günü karşılaştıkları bu iki sanığın yanında o sırada üçüncü bir kişinin bulunmadığı sanık ile katılan sanığın tartışmaların kavgaya dönüştüğü ancak ilk haksız hareketin hangisi tarafından yapıldığının belirlenemediği bu kavga sırasında ...'in ... ...’ı sopayla vurarak çehresinde sabit iz olacak şekilde nitelikli şekilde yaraladığı, ... Işığında taş ile ...'in burnuna vurarak ikinci derecede kemik kırığı oluşturduğu sabit olup hangi sanığın kavgayı başlattığı ve haksız olduğu dosya kapsamına göre belirlenemediğinden her biri sanığın silahtan sayılan alet kullanarak karşıdakini nitelikli olarak darp ettiği sabit olduğundan şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince dairemizin yerleşik içtihatlarına da uygun olarak sanık ... hakkında verilen mahkûmiyet kararında kendisine de taşla vurularak burnunun kırılması ile eş zamanlı karşı tarafı darp ettiği kabul edilerek maruz kaldığı tahrikin etkisi ile cezasından makul seviyede indirim yapılması gerekir iken yine dairemizin içtihatlarına göre silahtan sayılan alet kullanılmaksızın vücut yoluyla BTM ile giderilir şekilde

karşılıklı müessir fiil suçunun işlenmesi olaylarında haksız tahrik indirimi olarak uygulanan asgari seviyede haksız tahrik indirimi yapılmasının sanığın aleyhine bir uygulama olması nedeniyle ... Ceza Dairesi tarafından sanık ...'in cezasından asgari seviyede haksız tahrik indirimi yapılmasına dair verilen kararı onayan Dairemizin çoğunluk görüşüne muhalifim.